Ana içeriğe atla

Burslar İkinci Dönem

Ankara Tayfası olarak en gurur duyduğumuz icraatimiz olan Ankara'da yaşayan Demirsporlu kardeşlerimize verdiğimiz burslarda ikinci döneme giriyoruz.

Geçen sene 4 kardeşimize ayda 90 TL burs vermiştik. Havuzumuzda Tayfa'ya fiilen ve/veya yürekten katılan büyüklerimiz ve arkadaşlarımızın desteği ile aylık 360 TL toplamıştık. Katılım tutarı minimum 20 TL idi. İsteyen daha fazla miktar ile katkıda bulundu elbet. 

Burs alan arkadaşların bulundukları ortamda burs aldıklarının bilinmemesi, onların kendilerini mahçup hissetmemeleri için isimlerini burs verenlerden dahi gizledik. Tabi yine de talep ederlerse burs dağıtımına ilişkin hesap hareketlerini kendilerine verebileceğimizi söyleyerek şeffaf olduğumuzu vurguladık.

Burs alan arkadaşlara da kimlerin burs verdiğini söylemedik. Sonuç olarak Demirspor'un geleceğinde bir şekilde rol alacak bir kuşağa çok küçük de olsa bir katkı sağlamanın hazzını yaşadık.

Şimdi aynı ilkeler ile ikinci sezona giriyoruz. 

Burs alan arkadaşlarımızdan üç tanesi burs almaya devam edecek. Geçen sene havuza katkı koyan büyüklerimiz ile arkadaşlarımızın hepsi bu sene de havuza katkı koyacaklarını beyan ettiler. Bu kapsamda bir arkadaşımıza daha en az 90 TL burs vereceğiz ayda. 

Burs verebileceğimiz kişi sayısı ve burs miktarı havuza ilave katkı koymak isteyen olursa artabilecek. 

Sonuç olarak; burs almak isteyen arkadaşlarımızın demirgibiyiz@gmail.com adresinden ve Facebook grubumuzda kurucu konumunda bulunan Onur BİÇER, Mustafa UÇAR ve Yavuz YILDIRIM'a özel mesaj göndermek sureti ile ulaşabileceklerini beyan ediyoruz. 

Ankara dışından burs vermek istemediğimizi, burs verdiğimiz arkadaşlar ile yüzyüze tanışmak ve bir arada olmak istediğimizi vurgulayalım. 

Burs vermek isteyen arkadaş ve büyüklerimiz de yukarıdaki kanallardan veya doğrudan bize ulaşırlarsa destekleri için müteşekkir oluruz. Halihazırda havuzda olan veya havuza dahil olmak isteyen gönüllülerin havuzun işleyişine ilişkin önerilerine de açığız. 

Saygı ve sevgilerimizle,

ANKARA TAYFASI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill