Ana içeriğe atla

Testi kırılmadan...

Bu sabah Demirsporlu bir arkadaşımdan e-posta aldım: “Dün açılış maçına gittim ama 2. devre başlamadan kavga çıkınca staddan ayrıldım. Maçın sonucu ne oldu?”

Şu an, ne maçın sonucu ne de oynanan futbol önem arz ediyor benim için. Yerel medyadan takip edebildiğim kadarıyla A. Durmaz kendisine söylenen kötü bir sözden dolayı (hadi küfür diyelim) kendisine hakim olamamış! Profesyonel bir teknik direktörün bu tür tahriklere kapılmaması gerekir. Lig maçlarında yaratacağı her türlü gerginlik kendisinin ceza alması ve Adana Demirspor’a zarar vermesinden başka sonuç doğurmaz.

Geçen yıl Bekir Çınar’ın ödediği cezaların epey yüklü olduğunu biliyoruz. Başkanın bu cezaları kendi cebinden ödüyor olması, benim duyduğum rahatsızlığı azaltmıyor ne yazık ki. Ben Başkanımızın adının bu tür olaylara karışmasını, ne kendisine ne ismimize yakıştırıyorum.

En merak ettiğim konu ise, bu tür olayların taraflara ne kazandırdığı! Maçın ardından hakeme itiraz edince “Alın, size 3 puan.” diyen oldu mu mesela? Ya da kendisine küfür eden kişiyi hırpaladıktan sonra, kişi alkışlarla mı uğurlandı staddan?

Vertumnus’un anlattığı güzellikler bir tarafa, olayın bu boyutu şahsımı çok üzmüştür. Taraftarından küfürsüz futbol isteyen Adana Demirspor yönetiminin ve teknik heyetin kendilerinin de bu tür davranışlarda bulunmaktan imtina etmeleri gerekmektedir. Taraftarın sahada kavga değil, futbol izlemek istediği bilinmelidir.

Eleştirmek için erken diye düşünenlere de, testi kırıldıktan sonra yapılacak eleştirinin işe yaramayacağına dair görüşümü iletmek isterim.


Önemli Not: Bu yazı, Ankara Tayfası'nı bağlamaz. Geyik1940'ın şahsi görüşleridir.

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Bu yazı beni bağlar. Onur Biçer bu düşüncelere sonuna kadar katılmaktadır. Eline sağlık Meral.
Fırat Ateş dedi ki…
Abdulkerim Hoca hakkında tek bir söz: "Kendini varettiği zemin ve yaslandığı gelenekler bakımından ekol olmuş bir kulübün teknik direktörüne yakışmaz böyle davranışlar."

Adına, "yeniden yapılanma" da diyebileceğimiz kritik bir süreçten geçiyoruz. Böylesi davranışların devam etmesi halinde çok zarar görürüz. Umarım tekrarlanmaz...
Metin dedi ki…
Bahsedilen kavga haricinde herşey harikaydı dün gece, yapılan o kadar güzellik bir anda akıllardan silindi. Gerek Abdulkerim Durmaz, gerekse olaya karışan herkes yatıp kalkıp dua etsinler taraftar gayet olgun ve sakin biçimde ortamın sakinleşmesini bekledi. Sadece 1 taraftar sahaya girdi, 1 taraftarı 3 tane güvenlik görevlisi zar zor zapt edebildiler, zaten altı üstü bi kaç güvenlik görevlisi var. Düşünün bu maç özel değil de lig maçı olsaydı ne olurdu, 1 değil de 100 tane taraftar sahaya girseydi ne olacaktı?
abdurrahman şebekeci dedi ki…
Olayı şov olarak değerlendirmemek lazım.Şöyle bir düşünürsek bir teknik adamsınız ve bu işe gerçekten gönül vermişsiniz.Sahanın içinde olmanın verdiği psikoloji ile küfrü kaldıramayıp rakip adama yumruk atıyorsunuz.Tabiki profösyonelliğe aykırı.Ama bizede içi dışı bir adam lazımdı.Dışardan klasik konuşup klüp içinden pembe dizi çeviren değil.Söylediklerinizde sonuna kadar haklısınız.Ben sadece olaya farklı bir yönden baktım..Alkışlar size ve a.durmaz'a...işte gerçek bir aile oluyoruz şimdi hep beraber..
Adsız dedi ki…
2. yarıyı izlemeden nasıl olduda ADS maçından çıktım eve gidince düşündüm cevap bulamadım protol Trübününde izledim maçı 5ocak bana dar geldi tuttum evin yolunu Misafir perverlik bumu maçın daha başında bizim oyuncular çifte dalmaya başladı 2sene önce Konyada böyle bir hırçınlık yoktu aramızda hoca kendine dikkat etsin biz agresif taraftar gurubu olarak en ufacık elektiriklenmede sahaya atlıyoruz böyle giderse sehircisiz maç oynarız 5OCAKTA....
geyik1940 dedi ki…
Abdurrahman Bey,

Olayı şov olarak değerlendirmedim. Bu olayın açıklaması yok. Hiçbir gerekçe bunu haklı gösteremez. Adana Demirspor teknik direktörünün,herhangi bir yöneticisinin ya da futbolcusunun fair play dışı hareketlerde bulunma ve bu hareketler yüzünden ceza yeme lüksü yok! Bize yakışmaz!
Adsız dedi ki…
İlk günden beridir, hiçbir zaman bana sıcak gelmedi, sanrım gelmeycekte... Hİçbirzaman samimiyetine inanmayacağım sayın Abdülkerim Durmaz... umarım beni yanıltır bu takımı şampiyon yaparsın...


Hakan HOŞCAN
Kaan dedi ki…
Burası çok güzel bir platform aslında.Herkes görüşünü dile getirebiliyor ne güzel.TRİBÜNDEN TASFİYE OLANDA YAZIYOR,HİÇ TRİBÜNE GİRMEYENDE.Güzel bir münazara ortamı var.İşte bu ortamı klübe yansıttıgınız zaman başarı gelecektir.
geyik1940 dedi ki…
Kaan Bey,

Tribünden tasfiye olan ve hiç tribüne girmeyen demekle neyi kastettiğinizi anlamamakla birlikte;

Evet burada hakaret, küfür, aşağılama içermediği müddetçe herkes görüşlerini dile getirebiliyor. Sizin yapabildiğiniz gibi!
Adsız dedi ki…
51 yaşında, yaklaşık 32 yıldır gurbette yaşayan bir Demirspor'luyum. Geyik 1940 kardeşimin tüm yazdıklarına aynen katılıyorum. Gurbette televizyonda ne zaman bir kavga gösterilse, ne zaman kötü bir olaydan bahsedilse, inşallah Adana'da olmamıştır demekten bıktık. Ayrıca süper ligden düştüğümüz yıl dahil olmak üzere bir istatistik yapılsa, herhalde en fazla ceza alan klüp listesinde en başlarda oluruz. Bu nedenle sevgili kardeşimin dediklerine aynen katılıyor, Demirspor'un hocasının bu büyük camiaya yakışır davranmasını bekliyor ve istiyoruz.

Merih Güvenç
Adsız dedi ki…
Bekir Başkan hocayı uyarmış hocada benim yuzumden saha kapanırsa sezon sonu 1 kuruş almam demiş hadii hayırlısı...
Ya birde ben bu birezilya usulu dogum günü muhabbetinden hoşlanmıyorum ya 20 yaşına gelmemiş topçu hocasının başında yumurta kırıp una buluyor sonrada 2 tarafın ciddii olmasını nasıl beklersiniz ki ?
Bence biraz mesafe olmalı Hoca ve futbolcu Başkan ve hoca arasındaki o ince çizgi herdaim korunmalıdır...
ADS su projesi hakkında bilğisi olan varmı ne olduğu hakkında ?
DexteR dedi ki…
Abdülkerim Durmaz'dan çok şey bekliyorsunuz bence. o kendisini var eden kalıplardan çıkamaz. kavga çıkarsa tribünde daha fazla sevileceğini bilir. ne kadar delikanlı takılırsa, amiyane tabirle racon keserse o kadar büyür tribüncülerin gözünde. o yüzdendir ki geçen sene mersinin başındayken tribüne dönüp ''s...n bunları'' diye avazı çıktığı kadar bağırmış, buraya gelince de ''futbolcularımı motive etmese miydim yani?'' diye pişkin pişkin kendini savunabilmiştir!
çarşambanın gelişi en son Kocaelispor'la yaptığımız hazırlık maçından sonra verdiği röportaja atılan başlıktan belliydi zaten: Kavgaysa kavga, tek vücuduz!
bu sezon 3 adet kombinem var. onun bu saçma sapan hareketleri yüzünden sahamız kapanır ya da seyircisiz oynama cezası alırsak, izleyemediğim maçların parasını bu beyefendiden tazmin edeceğim duyurulur!!!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend