Ana içeriğe atla

Teşekkür ve Yemin

Bugün 20.08.2009. Saat 14.15. Yaklaşık 2 saat önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcılığı'ndan Murakıplık mertebesine terfi etmeye hak kazanmış bulunmaktayım. Uzun ve çileli bir dönem oldu, yıprandım. Hem de çok yıprandım. İnsanın omuzunda büyük bir yük ile yol alması ve bitiş çizgisini görmesi çok güzel bir duygu.

Bu bitiş çizgisi aynı zamanda bir başlangıç çizgisi de...

Bugün 20.08.2009

Bankacılık Sektörünün toplam büyüklüğü 768 milyar TL.

Ülkemizin bankacılık sektörüne güvenerek mevduatlarını bankalarda değerlendiren vatandaşın toplam parası yaklaşık 483 milyar TL.

Gayrisafi yurtiçi hasılamız yaklaşık 1 trilyon TL.

Sınavlarıma hazırlanırken hep aynı duayı ettim. Bu vatana layık olma, hizmet etme fırsatının bana tanınması için Allahıma el açtım. Bu fırsat artık apoletimde gizli. Üzerime düşeni tüm varlığımla yerine getireceğime yemin ediyorum.

Bu süre içinde dualarını, iyi dileklerini, sabırlarını esirgemeyen tüm dostlarıma çok teşekkür ederim. Hepiniz sağ olun var olun.

Yorumlar

vertumnus dedi ki…
Murakıp olmanın bedeli = 1 İtalya seyahati (Mondiali'si dahil), günlerce çalışma, sabaha karşı shoutbox, kimseyi uzun süre görmemece...

Helal olsun kardeşime, çok daha güzel yerlerde de göreceğiz seni ben biliyorum...
Adsız dedi ki…
Gözün aydın hocam...Tebrik ederim...
Adsız dedi ki…
Tebrikler.. Vatana, millete ve herkese hayırlı olması dileğiyle, kutlamak istedim...

Kamil Ateş
Hüseyin A. dedi ki…
Abicim değdi walla o kadar emeğe sen haketmiştin zaten hayırlı olsun gurur duyuyorums seninle
Adsız dedi ki…
Sevgili Kardeşim,

Hayat denilen bu uzun ve engellerle dolu yolda, yolun ve bahtın hep açık, mutluluk daima seninle olsun.

Merih Güvenç
Baris dedi ki…
Murakıp'ın anlamını bilmememe rağmen, bu kadar zahmete girilmişse iyi bir anlama sahip olduğunu çıkarabiliyorum.
Hayırlı olsun abim..
kebabman dedi ki…
Tebrik ederim Onur.
Yardimci murakiplar yeminli oluyorda,murakip olunca yemine gerek kalmiyor mu? :-)Yoksa yardimcilikta edilen yemin yetiyormu?
Onur BİÇER dedi ki…
Abi yardımcılıkta edilen yemin tek başına yeterli, bu benim mahkemeye 4 yıl önce yaptığım kalpten yemine ek olarak aktarılmış bir yemindir.

İyi dilekleriniz hepinize teşekkür ederim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.