Ana içeriğe atla

Dilber Hala ve Adana Demirspor

Avrupa Yakası dizisini izleyenler bilir. Adanalı Dilber Koçarslanlı tiplemesi diziye damgasını vurmaya başladı. Buradan hareketle internet ortamında bir tartışma başlamış ve facebook'ta gruplar bile kurulmuş. bu gruplardan biriside "Dilber Koçarslanlı avrupa yakasında Adana Demirspor Atkısı ile çıksın"... Grup şimdiden 5.340 üye toplamış bile. Ayrıca dizinin kendi resmi sitesindeki forumunda da böyle bir başlık açılmış, konu ile ilgili isteklerini mail yoluyla dizi senaristine yazıyorlarmış. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış bir istek bilmiyorum ama dizi senaryosunu yazan Gülse Birsel, izleyicilerin bu isteğini yerine getirirse, Demirspor atkılı Dilber Halayı izleyeceğimiz günler yakındır demektir...
Konu ile ilgili linkler:
http://www.facebook.com/group.php?gid=31582870887
http://www.avrupayakasi.com/showthread.php?t=2802

Yorumlar

Adsız dedi ki…
ben 2 tane mail yolladım bile...

İnşallah bizleri kırmazlar...
Adsız dedi ki…
abiler durun yahu,
terledim resmen :)
bence o kadın turuncuların atkısını taksın, osman posta koysun halasına, benim olduğum yerde sadece demirspor atkısı olur desin. sonra osman üçlü çektirsin salonda, masmavi şimşekler..
Onur BİÇER dedi ki…
Ben de ne zamandır aklımdan şu yeni başlayacak Adanalı dizisinde Oktay Kaynarca'nın Demirspor taraftarı olmasını içimden geçiriyordum. Laf atsınlar ona bizim takımla ilgili, o da cevabını yapıştırsın diye içimden geçirmedim dersem yalan olur.

O zaman jose marti gibi devam edeyim sonra dizide rafet başkan gelip üçlü falan çektirse, ads yapsalar emniyet müdürü ile karşılıklı. :)
Semt Aşığı dedi ki…
dilber hala karakteri demirspor için çok seksiyetli bence pek uygun gelmedi :)
Adsız dedi ki…
ondan sonra emnüyet girsin içeri 1-2 gaz bombası atsın... :D tam bizi yansıtır

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir