Ana içeriğe atla

Samsunspor Maçı Öncesi

Samsunspor maçı, hemen üstümüzdeki rakiple kopmamak adına oldukça önemli. Aradaki 7 puan farkın açılması play-off umutlarını sıkıntıya sokacak. Rakibin dış sahada 11 maçta 6 beraberlik alması ve iki takım arasındaki son üç maçın da berabere bitmesi de maçın ortada olduğununu göstergesi. Rakip ayrıca son 7 maçını kaybetmedi ve bunların beşini kazandı.

İç sahada iyiyiz ancak yine de rahat maç kazandığımızı söylemek mümkün değil. Bu maçta yine öncelikli hedef kolay gol yememek olmalı.

Dikkat etmemiz gereken bir diğer nokta da tribündeki tavrımız. TFF'nin değişen yönetmeliği nedeniyle başka takımlara yönelik tezahüratlar, süre sınırı olmaksızın ceza kapsamına girdi. İkinci devre maçlarda yediğimiz 13bin ve 26binlik iki para cezasının artmaması açısından bu maçtaki sabrımız, otokontrolümüz önemli.

Yorumlar

Unknown dedi ki…
Maçın bizim açımızdan ne kadar önemli olduğu ortada. Aslında bakarsanız bu sezon Adana'da oynanacak ilk gündüz maçının play off yolundaki en önemli rakiplerimizden biri olan Samsun spor ile olmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Ülkedeki spor bakanının Samsun'lu olması ve bakanın desteği ile neredeyse her maçı televizyondan verilmiş bir Samsun spor var karşımızda. Onlara göre rakip olan biz ise, seviye üstü seyirci potansiyeline sahip, stadı hınca hınç dolduran,deplasman takımına deplasmanı tam anlamıyla yansıtabilen, içerideki maçlarında sadece 1 mağlubiyet alan bir takım olarak dikkat çekiyoruz. Böyle bir takıma karşı yapılabilecek en büyük engelleme, taraftarının maça gelemeyeceği bir saate maç koymak olacaktır ki, federasyonda bunu en güzel şekilde yapmış bulunmakta. Ne olursa olsun Demirsporumuz, hem Samsun spor'a karşı hem de oynanan oyunlara karşı mücadele edebilmek adına maçtan zaferle ayrılmalı, bunu yapacak güçteyiz ve bunu başarmalıyız. 1-0 olsun, 3 puan bizim olsun.
yavuzy dedi ki…
Bana biraz komplo teorisi gibi geldi bu Süleyman Bey, canlı yayınları ilk 6'daki takımlara göre ayarlıyorlar. Yukarıdaki takımların maçları yayınlanıyor. Bakan etkisi mutlaka vardır ama zannedilen kadar olsaydı geçen yıl düşmekten son anda kurtulmazlardı.
Unknown dedi ki…
Canlı yayın konusundaki görüşlerinize bir nebze de olsa katılabilirim. Ama yine ilk 6 içindeki takımlara baktığımda en fazla Samsun spor'un maçının canlı yayınlandığını biliyoruz.(yanlış biliyorsam affola) Durumun böyle olması beni çelişki içinde bırakmıyor da değil açıkçası. Yine de görüşünüze saygı duyuyorum ama düşüncelerimin hala aynı yönde olduğunu belirtmek isterim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ