Ana içeriğe atla

Balıkesir Deplasmanı

Ankara'dan Balıkesir'e ikinci deplasmanımızı yapacağız yarın. Araç kaldırmadık. Otobüsle ve hususi araçlarımız ile yola koyulacağız.

2010 yılında Yavuz kaptan ve Abdullah başkandan oluşan demir gibi ikili bu deplasmandan üç puan çıkarmıştı. O günleri buradan ve şuradan hatırlayabiliriz. Şimdi bu sefer sayımız biraz daha fazla, yine demir gibiyiz ama Yavuz yok. Benim açımdan buruk bir sene oluyor bu sene. Kısa vadede bu burukluk geçecek gibi görünmüyor. Sabrediyoruz, güzel günler tekrar gelsin diye...

Balıkesir ilk altı içinde, puanı 39. Bizim puanımız ise 31. Şu “altı puanlık maç” klişelerinden birisi bu maç için de uygun. Ayrıca kazanma alışkanlığımızı deplasmanda hem de kağıt üzerinde bizden daha iyi bir takıma karşı sürdürüp sürdüremeyeceğimizi göreceğimiz bir maç olacak.

Balıkesir'den daha fazla gol atmışız; 34'e 36. “Çok daha” fazla yemişiz; 20'ye 34. Bu maç eğer yukarıya göz kırptığımız maç olacaksa bunun gol yememek ile yakından ilişkili olduğunu düşünüyorum. Kazanma alışkanlığının yanına gol yememe alışkanlığını eklemek için zorlu ama etkileyici bir başlangıç olabilir bu maç.

İstanbul'dan, İzmir'den, diğer illerden ve tabii Adana'dan yüzlerce Demirsporlu yine yollara düştü. Deplasmanlarda birbirlerinin büyüdüğünü, yaşlandığını, göbeklendiğini gören bir nesil olduk biz. Güzel olan şu ki, arkadan yeni nesiller geliyor, Demirspor denilen koca çınardan her gün yeni dallar uzuyor, yeni ve taptaze yapraklar fışkırıyor. Ne mutlu bize...

Gelenektendir, bir de deplasman şarkısı paylaşayım. Can sıkıntımızın tavan yaptığı ama yine de vazgeçemediğimiz yaz günlerine özlemle...


"... I know if I go, I'll die happy tonight."

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
İyi yolculuklar...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...