Ana içeriğe atla

Uğur Ali -forzache- Yıldırım: "Yanıldım, Yanılmadım"

Uğur Ali -forzache- Yıldırım, Yücel İldiz'le ilgili son yazısının ardından durum güncellemesi yapıyor:

"Daha önceki yazımda (http://www.adanademirspor.net/2013/10/ugur-ali-yldrm-hocaya-sabr.htmlYücel İldiz'in takımın başında kalması gerektiğini söylemiştim ama kabul etmem gerekir ki yanılmışım. Bunu artık istifa ettiği için değil yazıyı yazdıktan sonraki iki maçta Yücel İldiz'in oyuncu seçimlerinde ve hatalarında ısrar ettiği için söylüyorum. Açıkçası maça Raşit ile başlayıp daha ilk yarı bitmeden Juninho'yu oyuna alması tam bir iflas göstergesi gibi geldi bana. Raşit'in yeri orası mıdır madem orası olarak belirlendi neden sabır göstermeyip ilk yarıyı bile tamamlamasına izin vermedin? Rostand bence formunu tutmaya başlıyor ama Birol'da neden boşuna ısrar ediyorsun? Ve gol yollarına Rostand ve Juninho dan başka bir M.Eren destek verirken neden diğer oyuncuları da katamıyorsun vs.

Tabii artık Yücel hoca eskide kaldı ve hatalarının bedelini ödedi. Bu konuda özellikle ve tekrar bastırarak belirtiyorum yanıldım. Ancak belirttiğim üzere ben her zaman bir teknik direktörün takımı toparlaması için biraz beklemekten yanayımdır ama gelişme gösteriyorsa. Bu gelişmenin geleceğini sanmıştım Adanaspor ve Urfaspor maçlarını düşünerek ama olmadı ve olmayacaktı.

Aynı tavrı dillendirdim mi hatırlamıyorum ben Ercan Albay ve Mustafa Uğur'un da takımda daha uzun süre kalmasından yanaydım. Gelen haberler Mustafa Uğur'u işaret etse de keşke onunla yola devam edilseydi hiç ayrılmamış olsaydı çok fazla kişinin itiraz edeceğini düşünmüyorum.


Şimdi M.Uğur aynı temposunu tutturabilecek mi? İstikrar gelir mi bunu hep beraber göreceğiz ama yanılmadığım bir nokta varsa o da mevcut yönetim ve Demirspor'da yıllardır varlıklarını sürdüren isimlerin burada kalmakta ısrar edecekleri ve -kendi istikrarlarını- sürdüreceklerdir.  En azından şu an öyle görünüyor.  Keşke bu istikrar anlayışını takım bütçe ve hoca gibi konulara da yansıtmayı gönülden düşünseler ve isteselerdi. Geçmişte de çok rastladık bir senede 3 ,5 hoca değiştirmeye ve sonuçlarını biliyoruz. İnşallah istikrar yakalarız ve bir daha sezon içinde aynı senaryolara rastlamayız. 

Yücel İldiz istifa ederek kendine düşeni yaptı. Peki tek başına bütün sorumluluk onda mıydı? Sırada kim var ya da olmalı.


"Bir daha da Demirspor a başkan olmam" nedir yahu; kim yalvardı onlara ben kaçırmışım. Ayrıca bugün yapılan basın açıklamasında (kulübün resmi sitesinde) "vefalı taraftarımıza bu yakışmadı" gibisinden şeyler deniyor. Ne yakışmadı anlamadım. Tepkisini ortaya koyması mı? Hep bir ağızdan "O formayı giyiyorsan o candan vazgeçeceksin" lafı mı ağırlarına gitti anlamadım. Toplu halde küfür edildi de ben mi bilmiyorum? (Münferit biri çıkıp küfür ediyorsa tasvip etmem ama tüm taraftara mı mal ediyorlar bunu). Eğer taraftarımıza yakışmadı gibi şeyler yazılacaksa geçerli bir nedenleri olmalı. Sonra çıkıp "bir daha başkan olmam" denilemez. Kimse kendisine ne olur gel demedi demez de. 


Yücel İldiz'den sonra bu yönetim de artık adım atmalı. İstifa edecekse etmeli etmeyecekse de şu yıllardır çözülmeyen meseleleri artık çözmeli. Fikir üretmeli, üretmiyorsa üretecek birileri var onlara sormalı. Bir forum bile düzenlese bu taraftardan birçok fikir çıkar. Farzı misal şu reklam alma işini halletmeli güçlü sağlam sponsor bulmalı çok önemli değilmiş gibi görünebilir ama "daha takımın belli bir malzeme ve forma reklamı bile yok" bu bence önemli arkadaşım, cebinden trilyonlar da katsan bu iyi niyet değil. Zaten bu ülkede kim kulüplere cebinden para koysa" bak gidersem görürsünüz" havalarına giriyor, ben olmasam bitersiniz diyor. 

Biz Demirspor taraftarı öyle şeyler yaşadık ki bunlardan korkmuyoruz. O kalan borçları gel öde diyorsanız kusura bakmayın hiç bir kuruşu ben harcamadım, biz harcamadık. Kim har vurup harman savurduysa kim borçlandırdıysa ki size çok uzak değillerdi onlar gelsin ödesin. Kapatsın gidecekse öyle gitsin. Bu tür agresif yazılar yazmamaya özen göstermişimdir ama gelişmeleri takip ediyorum ve yine geçmişte yaşanan senaryoları görüyorum kendinizi Yücel İldiz'in istifası ile kurtaramazsınız. Yönetici iseniz yönetin kalıcı gelir bulun alt yapıdan adam çıkarın takıma yaşlı isimler getirmeyin,oynamayanı kulüpte tutmayın en azından "fikri olan var mı, ne yapmalıyız?" diye sorun. Üç beş kuruş para koyup kurtaramazsınız.  Kimse babasının hayrına iş yapmıyor zaten hepimiz biliyoruz. Aksi halde bu taraftarın gücü, bu camianın tarihi bile sizi uzaklaştırmaya yeter."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend