Ana içeriğe atla

Konuk Yazar: Uğur Ali Yıldırım

Konuk yazarımız -forzache- Uğur Ali Yıldırım'ın Manisaspor maçına ve alınan kötü sonuçlara dair değerlendirmesi. Yazarımız, Lawalsızlığın asıl sorun olmadığını söylüyor.

"Artık maçları izlerken azap çekmeye başladım İlk 5 haftadaki 2 puan bu kadar canımı sıkmıyordu. Futbolcular adeta ümit vermişti bana. Bu karamsar cümlelerden sonra sebeplerini sıralmaya çalışacağım.

Azap çekiyorum ancak bu yenildiğimiz için değil savaşmadığımız için. Öncelikle savaşmak derken sadece yüreğini ortaya koy ölene kadar oyna gibi şeylerden bahsetmiyorum. O işin mental tarafı ve ordada bir noksan var ama anlatmak istediğim taktik anlamda savaşmak. 

Bana göre bu maçta erken gol yememizle ilk yarının sonlarında gol yememiz bir fark teşkil etmeyecekti. Çünkü Manisa bize karşı kazanmak üzere sahaya çıktı ligdeki konumundan dolayı. Manisaspor golden sonra kapansa yani biz kapanmaya zorlasak geri yaslansa derdim ki erken gol yememiz iyi olmadı diye. Golden önce de sonra da bir baskı kurmadığımız için bu önemli bir faktör olmadı.

İlk yarıdaki Adanaspor maçı ile başlayan ve yarı boyunca devam eden hızlı ve kalabalık kanat bindirmeleri rafa kalkmış herhalde. Maç içindeki oyununa hiç ısınamadığım Özgür Öçal ağırlığına ağırlık katmış görünüyor. Topu alıp dürtüp pas atana kadar defans yerine yerleşiyor. Nurullah hareketli ama faydasız, Erman ise ilk yarıda nokta pasları atan oyun sıkıştığında ya da baskı yediğimizde top ayağına gelince nefes aldığımız Erman değil.
Herneyse bireysel eleştirmek kolay. İlk yarı futbolcular aynı idi demek takımda toplu halde bir sıkıntı var ama göze çarpan en büyük iki sorun

1) ilk yarıda çok iyi işleyen pas trafiğinde aksama.
2) mental olarak bir eksiklik

Sorunların sebeplerini biz taraftarlar olarak tartışıyor ve ortaya koyuyoruz. Doğru tespitler yaptığımızı da düşünüyorum. Ancak sorunlar belli iken çözüm tüm çıkmazların içinde Mustafa Hoca ve ekibine bağlı.
Saygı duymakla beraber şu ana kadar başarıyı Lawal ile yakaladık vs. diye görüş belirten arkadaşlarıma pek katılmıyorum. Lawal çok iyi bir orta saha oyuncusu ama Roger onun yaptığı işi çok rahat yapabilir yeter ki çark işlesin. Defans oyuncularımıza gelince onlara sihirli bir değneğin dokunmasını bekleyeceğiz gibi duruyor.

Her ne kadar karamsar bir tablo olsa da daha az defans hatası ve topu oyuna iyi sokan Roger ve Erman ile daha iyi maçlar çıkarabileceğimizi düşünüyorum.

Şu an her türlü olumsuzluğa rağmen çözüm Mustafa Hoca'da..."

Yorumlar

Unknown dedi ki…
arkadaşa katılıyorum işleyiş birkere bozuldu ve toparlamak konusunda teknik ekibe büyük iş düşüyor artık kaderimiz mustafa uğurun ellerinde.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

İtler Çakallar Vınlayanlar

 Kimse Demirspor taraftarına itler çakallar diyemez; kimse böyle bir sözün söyleneceği ortam yaratamaz.  Buna teşebbüs edenler oldu tabii ama unutulup gittiler. Bugüne kadar bu takımın sadece ama sadece kendine muhtaç olduğunu sanan onca kişi gelip geçti. Vikipedia'da Adana Demirspor sayfasına bakın, ne çok isim var. Zannettiler ki hepsi tek, değişilmez. Ama Demirspor'a musallat ettikleriyle birlikte çekip gittiler.  "Ben olmazsam Yenice'yi geçemezseniz" diyen Aytaç Durak ve hüküm sürdüğü yıllarda, onun ağzının içine bakanlar, sarı zarflarından medet umanlar, İstanbul takımlarını destekleyenler, topuğuna basıp gezenler, iki çift lafı bir araya getiremeyenler, kayyumla tehdit edenler, borcu kongreye doğru katlayarak büyütenler, öldük bittik geberdik gittik diyenler... Hepsi vınlayıp gittiler.  Kim kaldı? Taraftar olan, içimizden biri, Bekir Çınar kaldı mesela. Demirspor için emek, zaman, para harcayana saygı duyan ama kendine yapılan saygısızlığı unutmayan taraftar