Ana içeriğe atla

Metin Kurt'u Kaybettik

Çizgi Metin, hayata gözlerini yumdu. Kesmeşeker'in şarkısında söylediği gibi ceza sahasında yapayalnız biriydi o. Değeri bilinmeyenlerdendi. Futbolculuk zamanında da aykırıydı; Türkiye'de ilk futbolcu boykotunu örgütlemişti. Emekliliğinde çizgisini korudu; Spor-Sen'i kurarak sporcuların haklarını, örgütlü bir mücadeleyle savunması gerektiğinin altını çizdi.


Biz de kendisiyle 2010'da ufak bir görüşme yapmıştık: http://www.adanademirspor.net/2010/01/metin-kurtatlan-her-gol-emekcinin.html

Everest Yayınları'ndan çıkan ve Vecdi Çıracıoğlu'nun kaleme aldığı Gladyatör kitabında da Metin Kurt'un hayatı konu edinilmişti: http://www.idefix.com/Kitap/tanim.asp?sid=SHY0WC7UD7YJI487PXW9

Bir+Bir dergisinin 16. sayısında, Cenk Taner ile birlikte verdikleri uzun bir söyleşi vardı... O söyleşide sürekli 7 numara giydiğine dair bir soru üzerine, "Deniz Gezmiş'in bir numarası olsaydı onu giyerdim, bizim idollerimiz onlardı" demişti.

İslam Çupi de taa 1973'teki yazısında şöyle diyor: "Metin Kurt, Türkiye'de 'futbolcu aklı aut çizgisine kadar devam eder' şeklinde tarif edilen saha inşasının haklarına bir takım boyutlar kazandırmak istediği için sivri adam olmuştur" (Mağlubu Anlatmak içinde/ "Bir Olay Var Galatasaray'la Metin Arasında", Tercüman, 22 Temmuz 1973).

"Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel; kula kulluk etmezdin çok yanlış biriydin..."

Toprağı bol olsun!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!