Ana içeriğe atla

Hep Kandırıldık-Abdullah AY

Malum internet sitelerinde yayınladıktan kısa bir süre sonra kaldırılan Abdullah AY'ın yazısını aynen aktarıyoruz. Neden kaldırıldığı sorusu cevapsız bekliyor ve de bekleyecek.

"Adana Demirspor’un ligde kalan haftaları için destek isteniyor. Kimse eleştirmesin, yeni yönetimi başarısız olsa da kimse yermesin, bir şey söylemesin istiyorlar. Eğer, eleştirirsek Demirspor düşmanı olurmuşuz.
…………….
Herşeye anlayışla yaklaşıp, Adana Demirspor’a zarar gelmesin diye Kongre’den sonra taraftarlarıda memnun etmeyen bir yönetim oluşmasına rağmen en ufak bir eleştiride dahi bulunmadım.
…………….
Belki bir şeyler değişir diye düşündüm. Ama yeni yönetimle birlikte 3 maçta 2 mağlubiyet 1 galibiyet alındı. Ligin 2.haftasında takıma 1 galibiyet ve 1 yenilgi aldıran Teknik Direktör Ali Güneş’in başarısız diye gönderildiği bir ortamda şuan ki yönetim Ali Güneş’ten daha başarısız sonuçlar aldırdı, takıma.
……………
Maddi sıkıntılar katlanarak devam ediyor. Futbolculara çok ufak miktarlarda, harçlık seviyesinde paralar verildiği söyleniyor. Bu paraların futbolcuları memnun etmediğini de son olarak Sarıyer maçında da görmüş olduk. Para vermezsen kimse oynamaz. Fabrikada çalışan bir işçi bile 2 ay maaş almazsa çalışamaz, psikolojisi bozulur, evde huzuru kalmaz. Evine para götüremeyen futbolcularda aynen bu durumdalar. Bu futbolculardan parasız oynamasını beklemek doğru değil.
…………...
Sezon başından bu yana Adana Demirspor’da 4 farklı Teknik Direktör ve 2 farklı yönetim izledik. Ama, bu değişiklikler KOSKACA bir aldatmaydı. Çünkü Adana Demirspor’da Hiçbir şey değişmedi. Sezon başındaki Mantalite neyse şimdide O var. Adana Demirspor’da Sadece isimlerin yerleri ve görevleri değişti.
……………
Kongrede Aday olanlar Püskürtülmeye çalışıldı. Birer Demirspor düşmanı gibi gösterildiler. Çünkü Adana Demirspor’da bir şeylerin değişmesini istemiyorlardı. Bu köklü kulübün 2. Lig ya da 3. Lig’de olması onlar için çok önemli değildi. Önemli olan kurdukları düzenin devam etmesi ve geçimlerini sürdürebilmeleriydi. Demirspor menfaatlerinin pekte bir önemi yoktu bunlar için.
………….
Kim mi BUNLAR ?
Yakında herkes öğrenecek bunların kim olduğunu. Artık taraftarlar bilinçleniyor, her şey eskisi gibi değil. Adana Demirspor uzun yıllardır hep bunların yüzünden bu liglerde oynuyor. Önceden kimse farkında değildi. Hep Kandırıldık, Şansızlık denildi Eyvallah dedik, Play-Off’larda finallerde kaybedildi bize Play-Off’lar yaramıyor denildi doğru dedik. Şimdi ben bu yazıyı yazdım diye bana da bir şeyler söyleyecekler, tabii söylemeye gerek duyarlarsa, çünkü onlar ortaya çıkmak istemezler bu tür konularda, onlar çok iyi Demirsporlular ya, zarar gelsin istemezler. Bu yazıdan sonra rahatsız olanlar beni arayıp rahatsızlıklarını dile getirirlerse beni arayanları da Tek Tek bir dahaki yazımda açıklayacağım.
……………..
Bu yazınında futbol takımımıza zarar vermeyeceğini düşünüyorum, çünkü bunların daha ağırını 1 sezondur yaşıyorlar. Umarım, Çankırıspor maçında futbolcular formaya yakışır şekilde oynarlar ve galip gelirler. Herşeye, herkese rağmen Adana Demirspor taraftarlarının yüzünü biraz da olsa güldürürler. Play-Off’larla birlikte toplamda 7 maç var. 7’de 7 yapmak çok zor değil, Adana Demirspor’da tarihe geçmek istiyorsanız bu saatten sonra hiç maç kaybetmeyin. Ve bu Onuru Adana Demirspor taraftarlarına yaşatın..."

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Yönetimi eleştiren yazılar medyada neden yer bulmuyor?

Yerel basın bunun cevabını ne zaman verecek?

Basın özgürlüğü önemli bir şeydir. Bu özgürlük adına paylaşıyorum bu yazıyı.

Öte yandan maç yorumlarından takip ettiğim kadarıyla Abdullay AY'ın samimimiyetinden de şüphe duyduğumu belirtmeliyim.

Yazıda katılmadığım bir nokta var. O da aday olan yönetimlerin püskürtüldüğü noktası. Mevcut yönetimle taraftarın hem fikir olduğu tek nokta Aydoğdu'nun Demirspor başkanlığına adaylığının uygun görülmemesidir. Biz de dahil olmak üzere neredeyse herkes bu konuda tepkisini koymuştur. Bu argüman Aydoğdu'yu istemeyenleri düzen savunucusu yapmaz. Abdullah AY'ın bu cümleleri gözden geçirmesi gerekir.

Öte yandan yönetim AYDOĞDU'nun adaylığına karşı çıkarken nezaket sınırlarının altında davranış göstermiştir. Buna sayfalarımızda daha önce yer verdik.

Kast edilen Turgay Develi ise Develi bu süreçte kendi samimiyetinden ortada fol yok yumurta yokken sorgulatacak konuma getirdi kendisini. Ne ilginçtir ki; Gökoğlu ile buluştuktan sonra aday olmadığı basına yansıdı. Belki de Develi'yi Gökoğlu püskürttü.

Elbette yönetimden bu yönde açıklamalar gelmeyecektir.
yavuzy dedi ki…
sporcukurova kendi sınırlarına dayandığını gösterdi bu tavrıyla. Eleştiri yapıp yapamayacaklarına bile karar veremiyorlar. Zaten eleştirecek güçleri yok. Çünkü buna dair bir perspektifleri yok. Bakış açıları yok. Bugüne kadar hiç eleştirmeyip, birden böyle bir yazıyı yayınlayınca ne yapacaklarını şaşırdılar bence. Bu olayın bir boyutu.

Diğeri; Abdullah Ay, kimdir bugüne kadar Demirspor için ne yapmıştır? Bunları bilmiyoruz. Harbi Demirsporlu olabilir. Ama bugüne kadar hiç bir konuda ses çıkarmayıp şimdi isyan bayrağı çekmesi, bence ucuz kahramanlık yapmaktan başka birşey değil.

Yazıda Gökoğlu'nu ve yönetimleri eleştiriyor. Tamam. Bunlar bugün mü geldi kulübe? Yıllardır oradalar. Asıl hedef, ona doğrudan karşı çıkmayan Demirspor tribününe sallamak gibi geldi bana. Tribüne laf etmek için Gökoğlu'nu ya da yönetimi aracı kullanmış.
Onur BİÇER dedi ki…
Ben öyle algılamadım, bu yazıyı yönetime getirilen bir eleştiri olarak düşünüyorum ama Selahattin AYDOĞDU'nun istenmemesi nedeniyle taraftara sallamak istiyorsa Abdullah AY önce çıkıp net olarak tavrını, tarafını ortaya koymalıdır.
kebabman dedi ki…
Bence Abdullah Ay'in bu yazisi sistemin tam olarak nasil isledigini bilmediginden kaynaklanmaktadir.Sistemin isleyisini bilen yazarlarimizin neler yazdigini zaten biliyoruz.
Bugune kadar hicbir konuda ses cikarmayip simdi isyan bayragi cekmesi ucuz kahramanlik yapmaktan baska birsey degil cumlesi cok ama cok agir bir tanimlama olmus Yavuz.
Olaylarin icine gireli 1 sene olmus ,hadi diyelim 2 sene olmus bir televizyoncu ve mac sunucusu icin yeterince arastirma yapilmadan yapilmis bir yorum diye dusunuyorum.
Maalasef Abdullah Ay'da yakin gelecekte lanet olsun diyecektir,ne haliniz varsa gorun diyecek ,buyuk ihtimalle tecrubeli sinifina girecektir :(
kebabman dedi ki…
Ekleme yapilmasi gerekirse yaziyi samimi buldum.Kendisininde bildigimiz diger televizyoncular ve yazarlar gibi olmasin isteniyorsa,zaman verilmesi ,sahip cikilmasi taraftariyim.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Abdullah Ay'ı hiç tanımam ama yazısını içten buldum. Şefik abiyle aynı fikirdeyim. Kendisine zaman verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
türkayADS dedi ki…
Yazı bana da ucuz kahramanlık gibi geldi. Eleştirilerin ardında yatan Selahattin Aydoğdu'nun aday olamayışı. Turgay Develi'yi kastettiğini sanmıyorum.
-Demirspor'u kullananları yakında herkes görecek, öğrenecek- kim abi bunlar madem bu kadarına cesaret ediyorsun, bi zahmet sen söyle de şimdi öğrenelim. Nedir bu gizem çabaları?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend