Ana içeriğe atla

U-18 Adana Demirspor-Gençlerbirliği

Gençlerbirliği'nin lider tamamladığı gruptan ikinci olarak takımımız çıkmıştı ve şimdi Türkiye şampiyonluğuna oynuyoruz.

A takımımız kıytırık üçüncü ligde savaşmazken, U-18 takımımız Türkiye şampiyonluğu için aslanlar gibi mücadele ediyor, formasını ıslatıyor, desteği hak ediyor.

Play-off grubu uzun bir maraton ama Gençlerbirliği ile yapacağımız maçın ayrı bir önemi var. Bu sene Gençlerbirliği ile iki kez oynadık ve ikisini de kaybetti gençlerimiz. Adana'daki maç ölçü değildi, zira çok iyi oynarken bir kırmızı kart görüp geriye düştükten sonra oyun koptu. Ankara'daki maçta ise aslan gibi savaştık Gençlerbirliği'ne karşı. Çok güzel pozisyonlara da girdik ama yediğimiz bir talihsiz golle kaybettik.

Şimdi kapasite olarak asla gerisinde olmadığımız Gençlerbirliği'ni yenmemiz kardeşlerimizin moralini üst düzeye çıkaracak, onların ne kadar kaliteli olduklarını kendilerinin de görmelerini sağlayacak. Adana'da bir üçüncü lig takımının basiretsizliklerini, yetersiz mücadelesini, kahrını onbeş günde bir izlemek yerine, mavi lacivertli formayla ölümüne savaşan GERÇEK DEMİRSPORLULARI desteklemek çok daha güzel olmaz mı?

Biz o forma için ölürüz, siz oynayın yeter demiyor muyduk, işte o forma için ölecek futbolcular, üstelik kıytırık üçüncü ligde değil, Türkiye şampiyonasında. İmkanı olan gitmeli gençlerimizi, doğru bir yönetim gelirse geleceğimizi, desteklemeye.

Maçımız 17 Mart Cumartesi günü saat 14.00'te.

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Maçın, tesislerde oynanacağını da not edelim.

Cumartesi gününü futbolla renklendirmek, hem de "tesis baskını" yapmak için iyi bir fırsat!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend