Ana içeriğe atla

Taraftara Çağrı

Kalın kafalı yöneticilere, kör-sağır-dilsiz medyaya, şark kurnazı futbolculara: Adana Demirspor, TARAFTARINDIR, HALKINDIR!!! Hele bunu bi hatırlayın tekrar...

Taraftarlar, daha da özelinde ÖRGÜTLÜ TARAFTARLAR, bir araya gelip konuşmamız gerekiyor. Belirli ilkeleri ortaya koymamız, bunlardan ayrılmamamız gerekiyor. Demirspor bizimdir, biz nasıl olmasını istiyorsak öyle olmalı! Olmuyorsa, oldurmuyorlarsa onu da konuşmalıyız.

Bir an önce, BİR ARAYA!

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Onların Demirsporun karşı bizimkini korumak için, taraftar biraraya gelsin, tavrını göstersin.

Statüko mu, değişim mi? Sadece eleştiri mi yoksa değişimde rol almak mı?

Bunun kararını verelim, ilkelerimizi belirleyelim.
cinobili01 dedi ki…
Her kaostan sonra isyan edip birilerine sövmek yerine,taraftar kendi kaderini kendi çizmelidir.Tek sevda Demirspor sevgdası ise tüm oluşumlar biran önce bu değişimi sağlamak için harekete geçmelidir.
mert dedi ki…
Ne zaman ve nerede? Biran önce kararlaştırılsın ve bu birliktelik sonucunda bir devrim yaratalım. Adana Demirsporumuzu soysuz rant bekçilerinden kurtaralım.
ErnesTo1940 dedi ki…
Ellerindeki oyuncağı almanın, hep aynı senaryonun tekrarlanmasına dur demenin zamanı gelmedi mi? Taraftar artık kendine güvensin ve bir taraftar diğer taraftarı düşman görmesin. Bu yüzden asıl düşmanların önünü açmış oluyoruz yıllardır. Bu kulübü ancak Bekir Çınar için yapılan turnuvadaki temiz ruh aydınlığa çıkarabilir ama bunun için cesaret cesaret daha fazla cesaret???
İbrahim İlya dedi ki…
DemirSpor artık gerçekten kendini sevenlerin(taraftarının) eline geçmelidir. Yıllardır bekliyoruz ve elde kalan tek şey hezimet. Artık taraftar sazı eline almalı ve her ne şartlar altında olursa olsun yönetimde olmalıdır. İster yönetim tamamen taraftarlardan oluşsun isterse de oluşturulacak yönetimde taraftar gruplarından birer temsilci olsun ama olsun. Bu konuda sadece interaktif ortamda yazmak yetmez en kısa zamanda ( kongreden önce) taraftar temsilcileri bir araya gelip yüz yüze gelmeli ve varılacak karara göre hareket edilmelidir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Değerlendirmesi

 Bu sezon için saha içini konuşmak anlamsızdı ama yine de söylemek gerekir ki sahadaki mücadele o kadar da kötü değildi. Geçen sezon 2. ve 3. lig takımlarında kiralık oynayan oyuncularımızla idare ettik. Son haftalarda sahaya çıkacak kadroyu zor tutturduk. Sezon başıyla sonu arasında kadroda büyük değişimler oldu. Bütün bunların sorumlusu, paraları ödemeyen Murat Sancak ve yönetimiydi. Bir yerde patlama yapar diye umut bağlamadığımız genç oyuncular maçların belli anlarına kadar direnci ayakta tuttular. Ancak son bölümlerde oyundan düştük; kadro derinliği olmadığı için de en ufak kişisel hata, sakatlık ya da kart cezaları sonuca direkt etki etti. 2-0'dan öndeyken kaybettiğimiz maçlar oldu. Tabii rakiplerin bizim maçı çeviremeyeceğimizin farkında olmaları, her halükarda kazanırız düşünceleri kendi adlarına tempoyu yükseltmelerini engellemiş olabilir. Yine de şans faktörü yanımızda olsa puan alacağımız bir kaç maç daha vardı diye düşünüyorum. Sezon başında yazdığım gibi, şerefli mağlu...