Ana içeriğe atla

Çankırı'ya Gideceklere...

Haftasonu Çankırı'ya gitmeyi planlıyoruz. Bize ulaşmak için demirgibiyiz@gmail.com'a mail atabilirsiniz.

Çankırı'da yaşayan Demirsporlulardan Alpaslan Kuşvuran abimizin yorumlarını sizlerle paylaşıyorum:

"Bu hafta sonu Çankırı'ya maça gelecek arkadaşlar için bazı genel bilgiler vermek istiyorum. Çankırıspor maçlarını küçük denilebilecek bir stadyumda oynamaktadır. Kapalı ve maraton tribünlerden oluşan stadyumda kale arkası tribün yoktur. İl güvenlik kurulu tarafından alınan karar gereği (maçlarına çok fazla ilgi olmadığı için) maraton tribüne seyirci alınmamaktadır.

Rakip takım taraftarları kapalı tribünün bir köşesinde demir parmaklıklarla ayrılan alana alınmaktadır. Çankırı 70 bin nüfuslu tipik bir İç Anadolu kentidir. Maçlara ilgi yok denecek kadar azdır. Kendilerini "Yarenler Grubu" (yanılmıyorsam?) olarak takdim eden yaklaşık 25-30 kişilik bir taraftar grubu maçlara düzenli olarak gelmektedir.

Bilet ücreti 3 TL (Bu yıl 5 TL olmuş) olmasına karşın en fazla 200-300 kişiye oynamaktadırlar. Takımlarının kötü olmasının da etkisi ile maça etki edecek bir seyirci baskısı genellikle söz konusu değildir. Bu yıl hiçbir maçlarına gidemedim, nasıl oynuyorlar bilmiyorum. Stadyumun zemini iyi denilebilecek düzeydedir. Bunun da bizim açımızdan avantaj olduğunu düşünmekteyim. Tribün sahaya yakın olduğu ve kale arkası olmadığı için tezahüratlarla maça etki yapabileceğimizi düşünüyorum.

Stadyum otogara ve tren istasyonuna yürüme mesafesindedir. İstanbul ve Ankara dışında direk otobüs seferleri yoktur ama Ankara'dan saat başı araç bulunabilir. Ankara-Çankırı arası otobüs ile 2 saat sürmektedir. Çankırı Güven ve Çankırı Özlem firmaları kentin otobüs firmaları olup, Kastamonu Özlem ve Metro Turizm'in Kastamonu arabaları ile Ulusoy otobüs firması ile de gelinebilir. Gerek öğrenci sirkülasyonu, gerekse Ankara'da yaşayan Çankırılıların hafta sonu hareketleri ile Pazar günü otobüslerde yer bulmakta sıkıntı yaşanabilir. Özellikle maça gelmek isteyen arkadaşların maç sonrası dönüş biletlerini mutlaka önceden yer ayırtıp maç günü de erkenden almalarını şiddetle tavsiye ederim.

Araba ile gelecek arkadaşlar için Ankara-Çankırı arası 130 km'dir. Havaalanı yolunu takip ettikten sonra Ülker fabrikasının oradan sağa dönerek (Akyurt-Kalecik yönü) Çankırı yoluna çıkılmaktadır. Buradan sonra kat edilecek mesafe 110 km olup, hiçbir yere dönmeden doğrudan Çankırı'ya ulaşılmaktadır. Yolun tamamı bölünmüş yol olmakla birlikte birçok yerde gizli buzlanma riski olduğu için ve asfaltın kalitesinin de iyi olmadığı göz önüne alınarak 110 km'den fazla hız yapılmamasını şiddetle tavsiye ederim. Rakip takım tarafını bilmiyorum ama stadyumda küçük bir büfede çay, su, simit, çekirdek ve bisküvi türü yiyecekler satılmaktadır ancak yine de maça gelmeden önce karnınızı doyurmanızı öneririm. Çünkü stadyum çevresinde yiyecek bulmak çok zordur. Kayseri ve çevresinden özel araçları ile gelmeyi düşünen arkadaşların ise Kayseri-Kırşehir-Kırıkkale-Kalecik-Çankırı Yolu'nu kullanmalarını tavsiye ederim. O yolu geçen ay kullandım, son derece rahat bir yol. Çankırı'da görüşmek dileğiyle... 1-0 olsun, bizim olsun..."

Yorumlar

yergökmasmavi dedi ki…
kendilerine anadolunu mavi şimşeği derler extradan belirtelim :)
Semt Aşığı dedi ki…
Münferit deplase insanın el kitapçığı yazılarından birini okur gibi oldum.Ne çoks evindim :)
Bu arada uzun zamandır ziyaret etmiyorum hem bi özür hem bi merhaba demiş olayım.
Çankırıdaki Alparslan abiyede selamlar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ