Kendi sahasında bu kadar puan kaybeden takımın başarılı olması çok zor. Ligin vasat takımlarından Sarıyer'i rahat rahat yenemiyorsak, işimiz çok zor. Direk, şansızlık vs. Bunlar her yıl sığındığımız klişeler...
Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...
Yorumlar
Ancak bir yandan da o eski, yerleşmiş, kalıplaşmış Demirspor hastalığının getirdiği soru işaretleri oluyor. Neden puan kayıpları (sadece bu sezon için değil) parasızlık söylemleri ile örtüşüveriyor? Futbolcuların morali neden bu kadar çabuk bozuluyor ve bu durum skora yansıyor? Neden beş kuruşsuz dahi olsak galip geldik diyemiyoruz? Neden parasızlık var? Ödenemeyecek yükler altına, kime güvenerek giriliyor? Madem bu yükün altına girildi, neden gelir kaynaklarına dört elle sarılınmıyor?
Bir gün Demirspor'dan ve yönetim anlayışından emin olmak ve artık kaybetsek dahi savaştık diyebilmek, soru işareti taşımamanın rahatlığını hissetmek istiyorum. Belki her şey süperdir de benim psikolojim hazır değildir :)