Ana içeriğe atla

Böyle Olmaz

Kendi sahasında bu kadar puan kaybeden takımın başarılı olması çok zor. Ligin vasat takımlarından Sarıyer'i rahat rahat yenemiyorsak, işimiz çok zor. Direk, şansızlık vs. Bunlar her yıl sığındığımız klişeler...

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Söylenen o ki iyi mücadele etmişiz olmamış. Özetleri zamanı geldiğinde izleyeceğiz. Uzun yıllardır iyi mücadele edin, savaşın, olmazsa olmasın diyorduk. Acaba bu noktada mıyız bunu merak ediyorum. Yenildiğimiz Denizli maçında da özet görüntüler beni tatmin etmişti.

Ancak bir yandan da o eski, yerleşmiş, kalıplaşmış Demirspor hastalığının getirdiği soru işaretleri oluyor. Neden puan kayıpları (sadece bu sezon için değil) parasızlık söylemleri ile örtüşüveriyor? Futbolcuların morali neden bu kadar çabuk bozuluyor ve bu durum skora yansıyor? Neden beş kuruşsuz dahi olsak galip geldik diyemiyoruz? Neden parasızlık var? Ödenemeyecek yükler altına, kime güvenerek giriliyor? Madem bu yükün altına girildi, neden gelir kaynaklarına dört elle sarılınmıyor?

Bir gün Demirspor'dan ve yönetim anlayışından emin olmak ve artık kaybetsek dahi savaştık diyebilmek, soru işareti taşımamanın rahatlığını hissetmek istiyorum. Belki her şey süperdir de benim psikolojim hazır değildir :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!