Ana içeriğe atla

Adana Demirspor:0-Bld.Vanspor:0

Futbolcular yeteri kadar eğlenememiş demek ki; akılları İstanbul'da kalmış.

İçeride kaybedilen çok önemli iki puan. Yine düşme potasındaki takımlara verilen puanlar... Neyse ki, altımızdaki Fethiye ve Urfa mağlup oldu. Yine deplasman galibiyetlerinin bol olduğu bir hafta. Hala 5.yiz ve Fethiye ile 3 puan mesafedeyiz.

Haftaya rakip, 17 Nisan'da Eyüp. Maç, Eyüp'ün cezası nedeniyle tarafsız sahada seyircisiz oynanacak.

Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Çok kötü oynadık, tek gol pozisyonumuzu maçın başlarında Efecan'la yakaladık. Efecan,Samet Albayrağın ilk yarıda sakatlanması çok kötü oldu (umarım durumları ciddi değildir). Kaleye gidebilen 2 oyuncumuz yerine, müthiş bir hamleyle! 2 ön libero oyuna alıp, 80.dk'ya kadar 4 ön libero, buna karşılık 1 hücumcu ile oynayan A.güneş'i tebrik etmek lazım 1 puan aldı. Gelen gideni aratırmış, eskiden pozisyona girerdik, teknik direktör değişiminden sonra pozisyona da girememeye başladık. Düşe, kalka play-off'a muhtemelen kalırız ama kalsak bile hiç bir beklentim yok bu oyun devam ettikçe. Çok üzgün ve sinirliyim, taraftar olarak bunları hak etmiyoruz.
Veys dedi ki…
Eyüpspor maçı Ankara'da oynansa ne güzel olurdu, Demirspor'u bir daha izlesek şurada.
yavuzy dedi ki…
Maç, Gebze'de oynanacak; Ankara'da olsa dahi seyircisiz olacaktı. Ceza, tarafsız sahada seyircisiz şeklinde.
göktuğ dedi ki…
Ali Güneş geldiği günden bu yana bir maç bile doğru oyuncu tercihleri ile takımı sahaya sürmedi.

Hoca nasıl bir mantığa sahip ki mutlak galip gelmesi gereken maçta iki ofansif oyuncusunun sakatlanıp çıkması üzerine iki tane önliberoyu sahaya alıyor.Düşünün iki oyuncunuz sakatlanmış yaptığınız değişiklikle oyuna aldığınız adamı tekrar çıkarıyorsunuz.

Kaç haftadır oyuncuları yanlış yerde oynatıyor. Bir hafta ilk onbirde olan oyuncu diğer hafta tribünde. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. İçimizden alalede birisi takımı kursun çok çok daha iyi olacaktır.

Bu dakikadan sonra hocadan hiçbir beklentim yok. Sahada oynayan oyuncularda ayrı bir alem. Play-off lara böyle gideceksek vay halimize.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ