Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Tarsus İdmanyurdu Maç Değerlendirmesi

Ne yaparsanız yapın bazı şeyler değişmez ya Tarsus maçlarında da ne yaparsak yapalım illa bir olay patlak veriyor. Maçın öncesinde hiçbir olumsuzluk yoktu.Zaten rakip taraftarda yasak nedeniyle gelmemişti. Tarsuslu oyuncunun yaptığı bir hareket olayları bu noktalara getirdi. Oyuncunun içinde bulunduğu tutum karşısında ne yapılsa haktı. Olay çıkması,sahaya atlanılması,koltuk kırılması tasvip edilmez ama insanlarında bir sabrı var. O sabır bu maç taştı. Hakemin oyuncunun yaptığı hareketten sonra tepkisiz kalması kart vermemesi tepkinin derecesini artırdı. Belki zamanında çıkan bir kart olsa olaylar patlak vermeyecekti. Hakem olaylardan sonra kırmızı kart gösterme ihtiyacı hissetti. Sonuç olarak saha kapatma cezası alacağız ama verilen tepki bize bu maçı aldırdı. Bu maçta alınan üç puan çok önemliydi. Eğer beraberlik ya da mağlubiyet ile ayrılsak takımda taşlar yerinden oynayacaktı.

Maçın saha içi kısmına gelecek olursak; takım ilk haftalardaki görüntüsünden çok uzak. Eski yardımlaşma ve mücadele gücünü gerek Sakarya gerek bu maçta göremedim. Pas yapmayan daha çok doldur boşalt ile bişeyler yapmaya çalışan bir görüntü çizdik. Bunda gerek İlhan'ın gerek Koray'ın topu ileri taşımada yetersiz oluşu etkili oldu. Ali Kemal'in yerine Koray'ın tercih edilmesi ileri top taşımada sıkıntı yaşattı. Ali Kemal'in ikinci golün asistini yapması , üçüncü golde atağı başlatan pası vermesi ne demek istediğimi daha iyi anlatacaktır. Bunun harici çift forvet oynamamız takıma pozisyon zenginliği sağlıyor bunun yanında topu ileride daha fazla tutabiliyoruz. Hem hücum için hemde savunma için çift forvet oynamak daha mantıklı gibi. Değinilmesi gereken bir noktada Volkan Bekiroğlu tercihi.Volkan tecrübeli verdiği paslar ile bunu oyuna yansıtıyor fakat idmansız oluşu savunmada aksaklıklar yaratıyor. Caner kadar dinamik değil. İlla şans verilecekse Caner-Volkan ikilisinden oluşan bir sol hat oluşturulabilir.

Genel olarak takımın mücadele gücünü ve oyununu beğenmedim. Bu takım bize çok daha iyi maçlar izlettirdi. Oyuncuların hepsi kazanmayı istiyor bunu belli ediyorlar ama o istek sahada oynanan oyuna yansımıyor. Çok önemli bir üç puan aldık. Önümüzde on günlük bir süre var takımında iyi oyun oynayacak potansiyeli.Eksikler gözden geçirilmeli ve sezon başı seviyeye tekrar çıkılmalı.

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Futbolcuları sürekli bu şekilde havaya sokmak biraz tehlikeli bir yöntem; alışkanlık edinmesek iyi olur...
tek çare altyapı dedi ki…
alan daraltma ve ileri ikili pres yapma konusunda çok yetersiz kalıyor.takımda erol,ali kemal kardeşlerin ve caner'in mutlaka oynaması gerekir diye düşünüyorum.samet bu haliyle sol tarafta çok yetersiz kalıyor.evrende bunca tecrübesine rağmen resmen canlı bomba gibiydi.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla