Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Sakaryaspor Maçı Tribünler

Uzun ve yorucu bir maratonun ardından bu sezon Demirsporumuzu ilk defa izleme fırsatı buldum.İlk maç olması ve özellikle de Sakarya maçı olması sebebiyle çok heyecanlıydım.Uzun zamandır taraftar önemi taşıyan maçlara hasret kalmıştık.

Sakarya'dan gelen takımlarını yalnız bırakmayan arkadaşlar umarım evlerine kazasız belasız dönmüşür.(En son Ankara girişinde gördüm otobüslerini,uyumayanlar hostes koltuğu çevresinde muhabbet ediyorlardı)
Deplasman tribününde birilerini görmek gerçekten güzel, maça ayrı bir anlam veriyor, heyecan katıyor. Keşke her maç taraftarlı olsa.Adamlar kalkmış 10 saat yol gelmiş, 10 saat yol gitmişler.Bir taraftar olarak saygı duymak lazım.
Deplasmana gelen sayı önemli değil.Önemli olan gelinmesi.

Tatangalar pankartı ve maç başı açtıkları pankart güzeldi.''Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim''

Uzakt tribünde olmaları, üstlerinin açık olması sebebiyle bize pek sesleri gelmedi.Ama genelde bağırdılar.Arada 3 lülerde sesleri geldi, bir de seviyorum seni tezahuratlarını duydum.

Vurma , kırma zaten olmadı;emniyet önlem almıştı.Önemli olan maç boyunca tribünde esir alıp seslerinin çıkmamasını sağlamak.Biraz taşlama ve küfür olayı oldu.

Dönüşte benzin istasyonunda özel otosuyla gelen bir Sakaryalı Grup ile karşılaştık. Aklı başında iyi insanlar.2.yarı sakaryaya davet ettiler sağolsunlar.

Kritik maçlar öncesi tesis baskını yapıldı gene.Ne zaman tesis baskını yapsak galip gelemiyoruz ya da ben yanlış hatırlıyorum.


Sakarya takımı sahaya Bekir Çınar için başsağlığı pankartı ile çıktı.



Maç öncesi Atatürk PArkında toplanıldı.Adem Abi'nin konuşmasından sonra kortej yapıldı.SEviyorum bu kültürü.İnsanların sesi duyunca apartman balkonlarından desteği, şaşkın bakışları, insanların yolda hafif korku ve heyecanla bakışları beni mutlu ediyor.İçimde bir holigan ruhu var :) Ancak küfür olayını sevmiyorum.

Bu maçla birlikte gereksiz tartışmaların ve kavgaların, apartman sakinlerinin rahatsız olmasının da önüne geçmek adına alınan stad çevresi alkol yasağı uygulaması bence gayet yerinde bir karardı.

Hava çok güzeldi.Ancak son 2 haftada yaşanan hayal kırıklığı tribündeki taraftar sayısını biraz etkilemişti.Buna rağmen Maraton tribünü bayağı doluydu.


Özellikle 60. dakikadan sonra tribünde sağlamdık.A-De-Se tezahuratında Sakaryalı arkadaşlar beğenmişler sanırsam ki izliyorlardı dikkatle, dikkatimi çekti.Bayrak şov güzeldi.
Onun dışında tribünde daha iyi olabilirdik ancak takımın da biraz ateşli olması ve öne geçmesi gerekiyor, gol gerekiyor, heyecan gerekiyor.

Bekir Çınar, bu maçta da unutulmadı.Tüm staddan ''Büyük Başkan '' tezahuratları yapıldı.


Kuzey kale arkasından,maraton boyunca ve günay kale arkasına kadar pankartlar asılıydı.
Takımımız sanırsam son 2 haftaki mağlubiyet için özür dilemek adına tribünlere çiçek attı.Ama gene galip gelemedik.

Sakarya taraftarı tribün kültürü ile lige heyecan veriyor.Sakarya Deplasmanı kaçmaz.Yıllardır beklenen deplasman.Allah sağlık, sıhhat verirse 2. yarı Sakaryadayız.

*Fotolar için Mehmet kardeşimize teşekkürler...

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Teşekkürler Timur, eline sağlık... İçindeki holigan yüzünden beraber izleyemedik maçı! :)
SanaLDarbe1940 dedi ki…
kale arkasının maraton tarafında karşılaştık timur abiyle.ve kısa da bi sohbet...çünkü en heycanlı dakikalardı dicem fakat maç karşı yarı sahada oynandığı halde ceza alanına dahi giremiyorduk enteresan :D
eline sağlık timur abi:.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend