Ana içeriğe atla

Siyasetten İstifa...

Kendisini altında bulunduğu şemsiyeden dolayı seçimler öncesinde çok eleştirmiştik. Bekir ÇINAR, Mustafa TUNCEL, Aytaç DURAK. Bu üçlü çok güçlü demiştim. Ortak hareket etseler gerçekten de çok güçlü olabilirlerdi. Üçü üç yana savruldu.

Şimdi öğrendik ki; Bekir ÇINAR MHP'den ve Belediye Meclisi üyeliğinden istifa etmiş. Dileriz hazır Aytaç DURAK belediye başkanlığından geçici olarak alınmışken, Bekir ÇINAR'ın bu hamlesi kesilen spor fonlarının kulübümüze yeniden aktarılmaya başlaması, belki otopark tahsis edilmesi kapısını aralar.

Kim bilir belki de siyaset üstü olan, Adana'nın olan takımımızın başkanının siyaset üstü olmaması bize bir takım kapıları kapatıyordu. Açılması için gerekli atmosfer var. Umarım iyi değerlendirilir.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Bekir Çınar gerçekten zamanı yok diyemi istifa etti. Gerçek böylemi yani. İnsan düşünürken acaba diyor. Yazmasam dedim ama ne yapim yazdım.

İnsan düşünüyor nedense birçok şey üstüste geldi. Aytaç Durak, Mustafa Tuncel kavgası, Bekir başkanın belediyeden hakkımızı istiyoruz açıklamaları, sonra bekir başkanın zamanım yok deyip istifa etmesi. Bu kadar tesadüf fazla değilmi Onur?

Benim siyasi görüşüm Bekir başkanın partisine uymaz malesef ama takımımın başkanını takımım için desteklerim hepsi o yani. Ama kafalarımzı çok karışık çok.İnşallah siyasete alet etmezler bizi. Bu işlerden zararlı çıkan biz olmayalım, yazık etmesinler.

Not: Bu arada abi yada bey ne istersen de farketmez sevgili onur.

Kamil Ateş
Bekir ÇINAR dedi ki…
Ben Demirspor başkanı olmadan önce Gökoğlu döneminde meclis üyesi olmak için başvurdum partiye ve Aytaç Durak bu partiden adaylığını benden 3 ay sonra yaptı.Ancak malesef insanlar yanlış ve art niyetli değerlendirdiler.Kamil Bey tabiki Aytaç Beyle ilgili açıklamalarım üzerine benim meclis üyeliğimle ilgili insanlar yorum yapmaya başladılar.Ben hiçbir siyasi beklentim olmadığını göstermek içinde istifa ettim meclis üyeliğinden.Altında başka birşey aramak isteyen arayabilir.Ancak olay tamamen bundan ibaret.Tek amacım şuan Demirsporumuzu yaşatıp kalıcı gelir kazandırmaktır.10 gün içerisinde bunun en somut adımını açıklıyorum.
Saygılarımla
Onur BİÇER dedi ki…
Kamil abi demeyi tercih ederim o halde. Dilediğiniz kadar yazın tabi abi. Ben şu sebeple istifa etti, şu oldu bu oldu demedim ki abi. İstifa etti, umarım işimize yarar dedim. Hangi saikle ne yaptığı benim sorunum değil. Bekir Bey'in kendi tasarrufudur. Tek isteğim bu tasarrufun takımımıza olumlu yansımasıdır.
Adsız dedi ki…
Sevgili Onur sen şunu bunu dedin demedim ki. Sen tabiki birşey söylemedin, sadece bu olaylar karşısında düşünceni merak ettim ve bu kadar tesadüf fazla değilmi onur diye sordum? Bu tarz bir soru paylaşım anlamındadır.

Ayrıca Bekir başkanada açıklamaları için teşekkürler. Görünen o ki başkanda aynı rahatsız söylemleri duymuş.Hayırlısı olsun.

Sevgili Onur, Abi hitabın için ayrıca teşekkürler.

Kamil Ateş
Onur BİÇER dedi ki…
Otomatik savunmaya geçmişim Kamil abi. Konular hassas konular. Adana'da çoklu denge politikaları gözetiliyor. Biz bu denge politiklarının parçası olmak istemiyoruz. Çoğu zaman basına yansıyan buz dağının görünen yüzü oluyor sadece.

O nedenle bu hamleleri sorgulamadım. Siyaset zor zanaat abi. Demirspor ne kadar çok cazibe merkezi haline gelirse siyaseti o kadar kullanabilir. Umarım son gelişmeler Demirspor'un kısa ve uzun vadede yararına olur.
Adsız dedi ki…
Meclis üyeliği zor iş haftalık olağan toplantılara katılırsın,olağanüstü toplantılara çağırılırsın. Mecbur olmasan bile özel günlere katılman gereklidir,gözler sizi arar. Hem klüp başkanlığı hem şirket sahipliği hem encümen üyeliği hem de aile reisliği . şu görevlere bakınca bence bunların arasında en gereksiz meşguliyet yaratan encümenlikten istifa etmekte geç bile kalmış bence . bu kadar işi çevirmek gerçekten zor.

Bekir bey en hayırlısını yapmış.


Mustafa Özgür ÇELİK
Adsız dedi ki…
mhpden istifa neden ?

(yorumlar yayınlanmıyor sayın editorler....)hangisi diye sormayın.yayınlanmayanlara bakın biri de benim yorumum...
Onur BİÇER dedi ki…
Bir kere onayladığım yorumlar yayınlanmadı. O arada kaynamış olabilir yorumunuz. Ya da reddettiğim bir yorumdur. Hatırlıyorsanız aynen kopyalayın. Ben gelen yorumlar arasından adsızları süzemem. İsim verseydiniz araştırırdım. Başka sefere inşallah.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend