Ana içeriğe atla

İngiltereli


Biz O'nu hiç bir zaman el gibi, yabancı gibi görmedik. Kendimizden, ailemizden ayrı tutmadık. O'na edilen "çirkin" lafları kendimize edilmiş saydık. "El insaf !" dedik. Yazılanlar, söylenenler zalimcedir, zalimliktir, kul hakkı yemektir dedik. Onlar için İngiltereli, bize göre Tapanlı, Adanalı; onlara göre dönerci, bize göre Kebabman Şefik abi.

Onlara göre "uzaktaki İngiltereli" bu hafta onlara yukarıdaki pankartla seslendi. Asla onlarla aynı seviyeye düşmeden, taşlamalı ama zeki bir üslupla. Ona da yakışan bu zaten. Biz de O'nu böyle olduğu için seviyoruz. Mavi ve laciverti Türkiye'nin gündemine oturtan abimize sevgi ve selamlar olsun.

Bir de şu var tabii. Bugün kendi gazetelerinin sayfalarında yayınladıkları resimler ile asıl görüntü kirliliği oluşturanlar elbette bu pankartı beğenmez. Bizim de çirkin bulduğumuz görüntüler var, blogumuzun mavi rengine başka tonlar bulaşmasın diye yayınlamıyoruz. Hatta bazı spor haberleri var ki bu kendini beğenmiş gazetenin, Demirspor'un önümüzdeki hafta kiminle oynayacağını eğer bu gazeteden takip diyorsanız vay halinize! Canınız deplasman yapmak falan ister, sonra soluğu Malatya yerine ne bileyim, Van'da alıverirsiniz. Siz en iyisi gözü kapalı güvenmeyin kimselere.

Demek bu memlekette basın mensubu olmak, gazeteci olmak kolay; sadece renklerin peşinden gitmek, sadece TV'lerde Adana Demirspor ismi görünsün diye binlerce kilometre gitmek, yani taraftar olmak zor.

Demek, Demirsporluyum demek kolay, Demirsporluluğu yaşamak zor.

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Yıllar önce spontan olarak ortaya çıkan bir slogandı bu:-)) O günlerde de kullanılması düşünülmüştü, kısmet bugüneymiş. Demek ki yıllar içinde hiçbir gelişme kaydedememiş bu zevatlar. Böyle giderse kaydedemeyecekler de...
kebabman dedi ki…
Guzel sozlerin icin tesekkurler mustava.
Mavi Lacivert renkleri agzima almayacak ,Demirspor'dan bahsetmeyecekmisim ! :-)
Insanlar mumkun olan isteklerde bulunmalidir! :-)
Formamizla,atkimizla Japonya'da Fuji Dagi'nin,Adana'da Hopka Dagi'nin tepesine cikmis birisinden bu istekte hic bulunulur mu? :-)


sevgili demirgibialp,kismet bugunlereymis,sevgililer gununeymis!:-)
mustava dedi ki…
yazık ya, gerçekten yazık!

mavilacivert renkler oyuncak olmuş birilerinin elinde. oyuncak gidecek diye abuk subuk çıkışlar, tehditler...

allah akıl fikir sağduyu versin...
ömer dedi ki…
Hocam şu balcalı otobüslerinin rengini de bir değişsek. Tamam Boz değil, kara da değil ama ne bilim işte, sanki onlardanmış gibi geliyor bana.
Adsız dedi ki…
Olaya tek taraflı bakmayalım. bende mavi lacivert com. a üyeyim. Demirsporlu basın emekçilerine çok ağır hakaret yapanlar var. O yüzden herkes hatasını görecek. Sayın Şefik akkurtta yaptığı hataları görmeli.
mustava dedi ki…
en az on yıldır demirspor ile ilgili olarak gerek basın, gerek taraftar, gerek yönetim konusunda onlarca örneği gözlemledim, bir çok olay yaşadım. şahsi kanaatimdir: şefik akkurtun hatasız bir insan olduğu iddiasında değilim, ama kendisini demirsporluluk konusunda "örnek alınabilecek kişiler" listesinin başlarına koymakta sakınca görmüyorum. ayrıca hatalarının eleştirilmesine karşı çok hoşgörüldür, hatta olması gerekenden de sakindir. bu mizaçtaki bir insanın böyle bir muamele ile karşılaşmasına katlanamıyorum. siz mavilacivert üyesiyseniz, orada size göre yanlış olan şeyler için tepkinizi koymuyorsanız, eleştiri getirmiyorsanız o zaman neden oraya üyesiniz? eleştirdiniz diye üyeliğinizin kaldırılacağını düşünüyorsanız şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kurulduğu günden bu yana -yani on senedir- siteden üyeliği silinen kullanıcı sayısı bir elin parmaklarını geçmez. onlar da sadece küfür etmek amaçlı siteye kaydolan rakip takım taraftarlarıydı zaten. haklarının yendiğini, hakarete uğradıklarını düşündüğünüz basın emekçilerini gönlünüzce savunabilirsiniz.
Jose Marti dedi ki…
"Demirsporluyum demek kolay, Demirsporluluğu yaşamak zor"; güzel özetliyor her şeyi.
Şefik abi'yi pek az tanıyorum. Aylar önce kendisini sert şekilde eleştirdiğim yazıma sakin, saygılı ve yapıcı cevaplar yazan bu insanın eleştirilme kaygısı yok; insan gibi eleştirin ama hakaret etmeyin; hele kendinize gazeteci diyorsanız..
Umarım o yazıyı yazanlar da yanlışlarını anlamışlardır. Kendilerine yakıştırmamış olmalarını diliyorum..
Demirsporluyum demek kolay, Demirsporluluğu yaşamak zor..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla