Ana içeriğe atla

Futbolcular İçin Bir Sinema Tiyatro Yazısı

Ne demiştik?

Biz taraftarlar için sahada oynanan sinema, tiyatro değil demiştik, az aşağıdaki yazımızda. Sahadaki bizim için hayatın ta kendisi demiştik.

Sizin için de öyle değil miydi Adana Demirsporlu futbolcular? Sizin için de hayat memat meselesi değil mi futbol? Hem sizin için daha hayati, çünkü hayatınızı bu işten kazanıyorsunuz. Futboldan besleniyorsunuz, ekmek yiyorsunuz.

Peki biz olmazsak siz ekmek yiyebilir misiniz? Biz sizi seyretmek için tribünlere gelmesek sizin ne işiniz var sahada? Bu mesleği var eden bizleriz, tribündekileriz. Biz futbol seyretmeye geliyoruz, sizden futbol oynamanızı bekleyerek geliyoruz.

Siz ne oynuyorsunuz bize? Futbol demeyin, ne olur. Tiyatro deyin, sinema deyin. Gerçekten final maçına çıkmış ve geriye düşmüş bir takım için, sizin sahada yaptığınızı futbol olarak nitelemek imkansız.

Gayeniz nedir? Akıl hocanız kimdir? Mücadele etmemenizin sebebi nedir? Mücadele ettiğinizi görüp de başarısızlığı sineye çekecek kadar olgun bir taraftar olduğumu düşünüyorum, yine de İDÇ maçındaki kötü performansı futbol ile, formsuzluk ile açıklayamıyorum.

Kimin ve hangi lafların tesiri altındasınız? Psikolojinizi allak bullak eden nedir?

Takım yükselme grubuna kalamadı, olası iddia gelirleri de, tribün gelirleri de kuş oldu uçtu. Alamadığınız için isyan ettiğiniz maç başı primlerini bu futbolla mı kazanacaksınız yoksa başka gelir kaynaklarınız mı var? Babadan zengin misiniz, kirada daireleriniz mi var?

Siz İDÇ maçında ekmek yediğiniz futbolculuk mesleğiyle, üzerinize geçirdiğiniz Adana Demirspor formasıyla ve sizlerin var oluş sebebiniz olan taraftarlarla dalga geçtiniz. Dalga denizde olur beyler! Merak etmeyin, bu dalganızın takipçisi olacağımızdan emin olabilirsiniz!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
futbolcular onlara verilen rollerin hakkını fazlasıyla verdiler.helal olsun !!!
senaryo aynı sadece futbolcular değişti
Adsız dedi ki…
yönetim farklı mı sanki ! o cephede de değişen sadece oyuncular ...
Adsız dedi ki…
On beş senedir eline her geçiren futbolculara saldırıyor.Her başarısızlıkta onlara yükleniyor.İşçi takımıyız diyoruz sonra fubolculara para almadan oynayın, sadece sizmisiniz bedavaya oynayan diye sitem ediyoruz.Demir yolu işçileri analarının aksütü gibi helal hakları için çalışmazken destekliyoruz, futbolcular isteksizse sinkaf.
Hangimiz anamıza, bacımıza, karımıza, kızımıza değil küfür söz gelse sessiz kalırız.Adam futbolcunun tüm sülalesine maç boyu küfrediyor, futbolcu adama maç sonunda el kol hareketi yaptı diye linç.Neymiş efendim taraftara küfretmiş.Hayır, bana küfretmedi ben hiç üstüme alınmadım.Küfredene
küfür etti.
Her gelen futbolcu,teknik adam,yok Mersin'den gelmiş, yok geçen sene attığı golden sonra çok sevinmiş, hainmiş, nankörmüş...
Afedersiniz b..kumuzla oynuyoruz.
Sizce bu değirmene yetenek vadeden futbolcu gelir mi?
Sevgiyle, saygıyla büyüyeceğimize kendimize düşmanlar yaratıp kinle nefretle büyümeye çalışıyoruz.
Hedefi Mersin koymuşuz, neden büyüyemiyoruz, diye soruyoruz.Yeni nesil bu ulu çınarın rakibinin Mersin olduğunu sanıyor Feneri, Beşiktaşı ,Galatasarayı düşünemiyor bile.
Peki ne yapalım diye soruyorsanız.
1)Bi kere biz bu takımı sevinmek için sevmiyoruz,aksi taktirde Barcelona,Real ne güne duruyor.
2)Gerçek altınsan çöpte bile durumun değişmemeli.Amatör ligde bile olsak Demirspor duruşumuz değişmemeli.Duruma göre asaleti bozulanlara prim vermemeliyiz.
3)Siyasilerin bu takıma bir faydaları yok .Kendileri için rant varsa varlar yoksa koyduklarının fazlasını alıp giderler.Dipte de olsak onlara yalvarmamalıyız.Biz olmasak bitersiniz tavırlarına karşı dimdik durup çekilin gidin artık diyebilmeliyiz.
Ne var bu senede olmasa ,ne var 5 sene daha süper lig görmesek. Ama Aslan gibi duran,çizgisi,hayata bakış tarzı olan, yetiştiren, eğiten, herkesin güzelliklerini konuştuğu camia olsak. Çok mu zor.
Başarı, destek sonra istemeden de gelir.
ÖMER DURMUŞ
Adsız dedi ki…
Ömer kardeş;

Futbolcusunu bizim kadar yücelten var mı allah aşkına yıllardır? Posterlerini bile yaptık hepsinin tek tek Şimşekler Grubu açtı maçlarda hepsini. Hep destek tam destek dedi taraftar. Taraftarını yıllara dayananan bir aldatılmışlığı olduğundan artık sabrı kalmadı bence. Bir de örneğin İDÇ maçında şerefsiz Murat Bölükbaşı'nın yaptığı hareketi gördünüz allah aşkına başkan dese ki devre arasında aldık Murat'ı tabi ki tepki olur. Bir de bu taraftar Mersin'den gelen oyuncuları bence kabullendi artık, sadece HOCA'ya idi tepki. Orhan ve Onur bence oturdu artık bu takıma.
Cem gibi kaşarlanmışların başını çektiği grup takımı sabote ederse tabi ki sonuna dek tepki veririz. ALDATILAN ve OYALANAN sürekli taraftar oldu. Hangi futbolcu parasını almadaı ya da eksik aldı? TOPÇU efendiler isteseydi şimdi play off'taydık ve başka şeyler konuşulacaktı.
kebabman dedi ki…
İDÇ maçındaki kötü performans futbol ile, formsuzluk ile elbette açıklanamaz.
18 maçın en az 4 tanesinde bunu yapanları görmemezlikten gelenleride anlamak mümkün değil.
Bir kaptan gereken zamanda 1 maç kurtarmazsa,bir kaptan arkadaşlarına siz ne yapıyorsunuz,kendinize gelin ulan demezse,bunları yapmadıgı gibi tiyatronun başrolünü oynarsa neyleyim ben o kaptanı.Ekürisi Alper ile birlikte KEFİLLERİNE iade edilmelerini talep ediyorum.Alacakları daha fazla kabartılmasın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla