Ana içeriğe atla

Biz neden ara dönemde transfer yapacağız?

Bu sorunun cevabını ben bilmiyorum... Yerel basınımız son zamanlarda böyle bir ihtiyacın olduğunu satır aralarında sıkça dillendirmeye başladı. Ara transfer sezonu yaklaştıkça bu ihtiyaç daha da gür ifade edilmeye başlanılacaktır. Ama ben bu ihtiyaca anlam veremiyorum.

Bu takımın çok kaliteli olduğu ileri sürülürken kimse çıkıp da eksiği var, demedi.
Bu takım, ligin üzerinde bir takım denirken, kimse çıkıp belli oyuncular kötü veya belli bölgelerde yığılma var demedi.
Bu takım Doğu Grubu'na alışık denirken, kimse çıkıp bu ligi kaldıramayan oyuncular var demedi.

Şimdi durup durup aynı filmi kusmadan izlememizi mi bekliyorsunuz?
Neden bu takımın transfere ihtiyacı var?
Bu takımın transfere ihtiyacı varsa neden ağzınızı en başta açmadınız?
Yapılacak transferin mevcut futbolcuların rızkından kesilerek yapılacağını futbolcular bilse iyi olur.
Ben en iyisi soruyu şöyle sorayım, transfere ihtiyacı olan takım mı?

Yorumlar

göktuğ dedi ki…
Biz neden ara transfer yapmalıyız ?

- Kadromuz söylenildiği gibi çok kaliteli değil.
- Kadromuz belki grubunun üstünde ama kategorinin tamamının üstünde değil.
- Kadromuzda belli bölgelerin alternatifi yok.Yedek sıkıntımız var.
- Kadromuzda geçen yıl geldikleri takımda gösterdikleri formu bizde gösteremeyen oyuncular var.
Ara transfer her takımın ihtiyaç duyduğu bir fırsat. Yapılan transferlerde tam isabet sağlamak, sakatlıkları önceden kestirebilmek mümkün değil. Bizde sakatlık ile ilgili bir problem olmadı. Demek alınan oyunculardan memnun olunmadı ki transfer yapılması isteniyor.

İşin ilginç yanı bu isteğin muhattabı kim ? Ortada yönetim yok. Bırakın adaylığını açıklayanı ismi kulislerde geçen bile yok. Herşeyimiz tam bir transfer eksik gibi hareket edilmesi düşündürücü.

Eğer ara transfer yapılacaksa tek şart var yükselme grubuna kalmak. Onun harici transfere gerek yok. Yükselme grubuna kalırsan iddaa programının tamamında yer alırsın. 700 bin liraya yakın gelirin olur. Gişe hasılatın ikiye katlanır. Transfer bütçesini bunlardan sağlarsın.Bunlardan önemlisi üst lige çıkmak gibi bir şansın olur.

Yükselmeye kalmayıp transfer yaparsan para sıkıntısı çeken takımın düzenini bozmaktan çaşka bir işe yaramayacaktır.
Onur BİÇER dedi ki…
Göktuğ sen realist tespit yapmışsın da talepler realist değil. Alınacak futbolcuları göreceksin. Ayrıca alınacak futbolculara karşın iddaa gelirlerinin temlikli olduğunu da göreceksin. Alınacak futbolcuların da mevcut futbolcular gibi vermeden almayı arzu edeceklerini göreceksin.

Ayrıca asıl değinmeyi istediğim hususu kaçırmamak lazım burada. Bu eksiklikleri görmeyenler transfer istiyor. Eksik olmadığını iddia edenler transfer istiyor. Takımı sene başında onca ikazımıza rağmen şişirenler transfer istiyor. Ortada yönetim yok, sinyal çok.

Neye sevineceğimi, neye üzüleceğimi şaşırmış durumdayım.
Adsız dedi ki…
kalemizde düzgün bir kaleci olsaydı şu anda belkide ilk 2 nin içindeydik. 2 senedir kalecilerden çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik. ömer diye genç bir kalecimiz var ve çocuk milli takım ile her yere gidiyor ve bu kardeşimize şans verilmiyor. madem ömer yedek olacak ise 1. kalecinin ondan çok iyi olması gerekir ama malesef kaya ömerden çok iyi değil.sevmiyorum ama ilkeri arar olduk.... sadece düzgün bir kaleci lazım bize , nerde duracağını bilen ve saçma sapan goller yemeyen.
Adsız dedi ki…
yedek sıkıntımız olduğuna kesinlikle katılmıyorum.kadronun şiştiğinide düşünmüyorum.son yıllarda en dengeli kadroya sahibiz bence.sol bek hariç her mevkide en az 2 futbolcumuz var.kale ve sağ bek dışında sırıtan bir mevkimizde yok.kadro yapılanması bana kalırsa 07/08 sezonundan bile kat kat daha iyi.hatırlarsanız o sezon gol sıkıntısı çekince özgür,m.akdemir,alper,emrah ve burak'ın üstüne serkan turhan'ı almıştık,6 forvetimiz olmuştu.ama mesela hiçbiri birbirlerine göre fark yaratacak oyuncular değildi,içlerinden biri şimdinin tayfun'u yada o zamanın taner demirbaş'ı ayarında olsa belkide şimdi süper lig'deydik...

şimdi ise kadro daha dengeli bana kalırsa,mesela 6 forvet yerine tayfun gibi süper lig seviyesinde bir forvetimiz ve arkasında alper alican gibi ligin kalitesinin üzerinde yedekler var.

neyse fazla uzatmayayım,devre arası kaya'nın yerine bir kaleci ve belki de barış'ın yerine bir sağ bek dışında takımın transfere ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum.ama tabii değerli basınımızdaki bazı isimler nemalanmak için bir çok transferi dillendireceklerdir...hayırlısı...
Adsız dedi ki…
gariban menejerlere "güzellik" yapılsa fena mı olur.
çekinmeyin alın,verin,menejerlere can verin :)

Danyal Topatan
Adsız dedi ki…
Danyal bey doğru söylemiş...

ALIN VERİN FUKARA MENAJERLERE CAN VERİN...
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Yeni bir teknik direktör geldi ve her yeni gelen teknik adam gibi Durmuş Ali Çolak da takımın eksikleri olduğunu ve transfer yapılması gerektiğini söylemiştir. Söylemese de SÖYLETİRLER! Ercan Aslankeser,Reşat Yılmaz ve bazı menajerler nerden nemalanacaklar?
Bayram ALGÜL'ü takdir ediyorum. Tek adam olursan, kulüp de adam gibi yönetilir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla