Ana içeriğe atla

Taraftar Neden İlgisiz?

Yeri geldi sert bir üslupla taraftarı eleştirdik, yeri geldi daha sert üslupla eski yönetimleri eleştirdik ve yeri geldi Abdülkerim Hoca'nın görevlendirilmesi ve Behzat Hoca'nın görevden ayrılması döneminde bu yönetimi sert üslupla, diğer alanlarda da nazikçe eleştirdik. Katkı sunmaya çalıştık, üretmeye çalıştık. Tabana yayılmak için, taraftarın sesini daha net ve daha gür duyabilmek için eleştirilere hoşgörü düzeyimizi yüksek tuttuk, kendimizi yıprattık ama demokrasimizden ödün vermemeye çalıştık. Şimdi aynı doğrultuda, taraftarın sesini üstelik bu kez yorum bölümünden de değil, konuk yazar sıfatı ile sütunlarımızdan duyurmak istiyoruz.

Yönetimin güven verip vermediğini, taraftarın daha fazla ilgi göstermesi için karşılanmadığını düşündüğü beklentilerini, ya da şehrin genel yapısının taraftarın üzerinde yarattığı etkiyi yahut aklınıza ne geliyorsa yalnızlığımıza dair, paylaşmanızı istiyoruz.

Hakaret ve saldırı içermedikçe, paylaşımlar birbirini tekrar eder hale gelmedikçe yayınlayacağız. İster yorum bırakın, ister demirgibiyiz@gmail.com adresine mail atın.

Buyrun sütunlar ve söz sizin. Taraftar neden ilgisiz???

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Bence ilk sorun bunu üzülerek söylüyorum stadyuma gelen kişilerin çoğunluğu sadece Demirsporla yatıp kalkan kişiler değil..3 büyük diye adlandırılan takımların yanında tuttukları bir takım hüviyetinde..O yüzden başarı zamanı tribünler hınca hınç dolarken zor günlerde yanımızda kimseyi bulamıyoruz..O kadar çok kişi gördüm ki 5 Ocakta maç izlerken bir yanda kulaklığı hadi be x takım diye dövünen..Öncelikle bu durumdan kurtulmamız gerekiyor sanırım..Gönül istiyor ki Demirspor haftasonu eğlencesi degil hergün her saniye hayatının icinde olsun herkesin..Saygılar

Gökhan Tutaysalgır
Adsız dedi ki…
önceler ads ve galatasarayı tutardım.sonra zaman geçti ads sevgisi iyice aşılandı ve şöyle bir düşünceye kapıldım.başka şehrin takımını tutacagıma kendi şehrimin takımını tutarım daha iyi.bu mantıkla diger kulüplerin ismini mümkün oldgununca agzıma almıyorum

İNADINA ADANADEMİRSPOR
TAYLAN dedi ki…
sevgili Onur, 3.lig maçına her hafta yaklaşık 10.000 kişi geliyor. Bank Asya’yı da sayarsak 3.lig maçı..bence seyirci hiç de ilgisiz değil. Göztepe hariç bu ligde bu seyirciyi bulan taraftar yok!. O kadar yaşanan talihsizliklere rağmen bu sayı azımsanmayacak kadar fazla.. düşünün son 3 sezonda, 2 defa son maçla kaçırdık bir üst ligi. Bu talihsizlikler karşısında tabi ki bir kopuş bir kırgınlık oluyor. keşke olmasa.. ama şunu da ekleyelim, maça gelen bu sayı -yaklaşık 10.000 kişi- Demirsporumuzun kemik seyircisidir. Ve bu takım 2. amatöre de düşse bu sayı bunun altına inmez. Asıl önemli konu, 1 kombine alıp 5 arkadaşını birden turnikelerden geçirme ahlaksızlığını gösterenlerdir. Yönetimin emeğini çalanladır.
merihli dedi ki…
ulkede ve vatandasta spor ve eglence kulturu yok.
olusturmak da oldukca zor.
yasadigim yerdeki universitenin
-abd'de orta buyuklukte bir sehir- kici kirik kolej futbol takimini 50bin kisi izlemeye geliyor da,ciddi ciddi futbol oynayan bir takimi(ads oluyor bu) ancak maclarda 5bin biletli izleyici(belescileri insandan bile saymiyorum)izliyorsa baska bir aciklama bulmak zor.
gecenlerde bir arkadasim
university of texas'in spordan elde ettigi gelirin gs,bjk ve fb'nin toplamindan fazla oldugunu filan soylemisti,tabi detaylarini bilmiyorum.ama olabilir,inanirim.
cunku insanlar harbiden takim icin para harciyorlar.

maca beles girmek,acik goz olmak(hani enayi olmamak) memlekette ayip ve utanc verici birsey olmadigi surece biz sorgulariz hala bircok seyi.
Burak1940 dedi ki…
Öncelikle bu açılan başlık diye hitap edeyim bu yazıda grup içi karalama mutlaka olacaktır ...bence bu kadar kurculamaya hiç gerek yok ...Benim kendi görüşlerime sığınarak söylemek istiyorum ...Herkes her yazılan,çizilende DEMİRSPORLU değildir ...Yani Yazı işi ayrıdır Yürek işi ayrıdır ..bunları farklı konumlarda tutmak lazım ...Bir insan harbiden içinden GELEREK YAŞAR SEVDASINI vede yansıtır yazılara diğeride ise sırf görüntü olsun diye yazar ..bu sadece Demirspor Tribününde olanlar değil ...Her tribünde görebiliyoruz ...Önemli olan en uçtaki kültürü yakalayabilmek,ona ulaştırdıktan sonra ulaşmak isteyen insanlara destek çıkabilmektir FİKİR,KÜLTÜR yaratmaktır ...Bir Demirsporlu renklerden önce ADAMLIĞINI,KİŞİLİĞİNİ içine tamamen yansıtmalıdır ondan sonra o renklerin anlamıda o SEVDANINDA farkıda her ortamda ortaya çıkar ...Benim yazım eleştirmekten ziyade söylemek istediğim birşey var ...Daha önceden DEMİRSPORLULUK KÜLTÜRÜ yerleşmemiş Demirspor TARAFTARI bu konuda en büyük SAVAŞI VERİYORDUR ...Bize akıllı adamlar lazım,fanatik demirsporluluğundan ziyade ...Çünkü SEVGİ her insanın kalbinde oluşmakta olan bir umut filizlenmesidir önemli olan onu DOĞRU BÜYÜTÜP YEŞERTMEKTİR ...işte o zaman bu klup çok köklü bir KLUP OLACAKTIR ...Buna herkes inansın ..SAYGILARIMLA

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...