Ana içeriğe atla

Maça Doğru...

Dün akşam sadece havaalanındaki arkadaşlardan telefonla sesleri dinlemekle yetinmiştim. Hatta onu bile doğru dürüst becerememiştik, şarj bitmişti. Birden kendi kendime isyan ettim.

GEce de bayram sabahını bekleyen çocuklar gibi sağa dönüyorum olmuyor, sola dönüyorum olmuyor.Bir türlü uyuyamıyordum. Tüylerim diken diken oluyor.Çok mu abartıyoruz?Bence hayır. SAdece anlatamıyoruz.

Dİğer tribünlerden insanların yüzlerce km uzaktan geldiklerini düşünürsek bu heyecan normal.Bugüne kadar büyük maç görmedik.Benim bile bu yaşıma rağmen gördüğüm en büyük maç Karşıyaka finali ve Trabzonspor maçı.Bugüne kadar hep deplasmanlarda portatif tribünlerde zıpladık. Zaten bir türlü bu hayat bize gülmedi.Gülse de sensiz yapamadık.

En güzel formamı giyeceğim.Tabi ki uğur getiren mavi-lacivert bilekliksiz olmaz.Bugüne kadar hep kendi buruk kanımızı içtik.

Akşam gökyüzünde yıldız uçurmaya geliyorum.Yeni baştan oynamaya geliyorum...

Yorumlar

hiç dedi ki…
gündüzden beri maç hakkındaki yazıları okuyorum. izmirliyim, altaylıyım ama bugün adanada olamadığım için o kadar pişmanımki.

futbola endüstriyel olarak degil de inancınızla, yüreğinizle destek verdiğiniz için sonsuz kere fikrinize sağlık.
Adsız dedi ki…
Arkadaşlar,
Çok istememe rağmen, kırk yılda bir olacak olan bu maça gidemiyorum. Lütfen naklen yayın konusunda bilgisi olan veya bilgi alacak olan arkadaşlar hemen buraya yazsın.

Merih Güvenç

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...