Ana içeriğe atla

Demir Store'a Kadın Eli...

Şimşekler Grubu'nun emekleriyle açılan ve yine bizzat grup üyelerinin enerjisiyle ayakta kalan ADS Store, bir süre önce kulüp yönetimine devredildi ve adı da Demir Store olarak değiştirildi. Demir Store'u yönetimine de bir iş kadını, Manolya Gençoğlu getirildi. Spor ürünleri sektöründe deneyimli Manolya Hanım'a, Demir Store'daki çalışmalarında da başarılar diliyoruz.

Yorumlar

kemal görümcelioğlu dedi ki…
Profösyonelleşmenin adımları daha sağlam atılıyor artık.Ads storeye getirilen manolya hanım inşallah demirspor duruşuna layık olur.Geçmişi ve kariyeri beni buna itiyor çünkü.Ne diyelim allah utandırmasın....Yolumuz ve bahtımız bu sezon açık olsun...
Adsız dedi ki…
Hi men, i am Lorenzo from Lebowski. I had give a watch to your blog, it seems good but I can not understand anything;) Gratings from URL.

Railway rule!!!

Ultras Liberi
@ab
Adsız dedi ki…
ahh be Lorenzo bazen biz bile anlamiyoruz ki :S
aşığız biz bu takıma. seviyoruk, tapıyoruk ulan!!!

DexteR
vertumnus dedi ki…
Hi Lorenzo!

Nice to see you here -without the rain and the tents i mean- :)) I'm going to write a post about AC Lebowski and Ultimi Rimasti in a few days, i can put an English version of the text so that you can read and translate it into Italian for other guys there.

Say hi to everyone from us. We still remember one of the most delicious wines we've had in our lives "The Chianti of Tuscany", so thanks again!

Avanti Lebowski!
The Champion of Serie-Z!
Adsız dedi ki…
Konuyla alakası yok ama merak ediyorum.Muharrem Gülergin tribünü kombi satışları hakkında bilgi olan var mı?
Kombinelerin satışa sürülmesi halinde satışa çıktığı gün bitecekmiş gibi bir izlenim doğmuştu bende ama yine bize hüsran herhalde.
Anıl
türkayADS dedi ki…
Yanlışınız var...Muharrem Gülergin kombinesi,denildiği üzere çıktığı hafta tükendi...

Bu arada unutmadan; Hi Lorenzo:))
coulibaly dedi ki…
Bu arada merak ettiğim bir konu var, yeni sezon formaları çıktı mı yada ne zaman çıkacak ?
coulibaly dedi ki…
Ayrıca bir konuya değinmek istiyorum. ADS Store isminin değişmesini istiyordum uzun zamandır Store kelimesinden dolayı. Demir adı gerçekten güzel olmuş ama anlamadığım yine Store kelimesini kullanmak. A.Demirspor kimliği adıyla endüstriyel futbola karşı bir duruş sergilerken, kendi dilimiz içerisinde neden endüstriyel bir dili kullanıyoruz anlamakta güçlük çekiyorum. Livorno ile maç yapacak olmamıza ne kadar seviniyorsam, bu konuya da o kadar üzülüyorum..
vertumnus dedi ki…
Şalgam Kardeşim,

Store'un ismi konusunda paralel düşünüyoruz. Geçen yıl, ADS Store Şimşekler Grubu'ndayken Adanademirspor.com forumlarında konu açmıştım ben, oranın adı

ADANA DEMİRSPOR ÜRÜNEVİ

olsun diyerek...

Kimileri store'un artık kullanıla kullanıla klasikleştiğini söylemişti. Herkesin kendi görüşüdür tabi ki..

Benim kulağıma halen güzel geliyor: ürünevi..
Adsız dedi ki…
Demir Store söleniş itibariyle Demirspor'a benziyor. Bence bu yüzden bu isimde ısrar edildi. bence kulağa daha hoş geliyor

DexteR
CEMŞİT ABDULLAH KERMES dedi ki…
benecede demirstore daha iyyi olur.ama store cümlesi kalksa da iyyi olur.
Adsız dedi ki…
Endüstriyel futbola karşılara bak sen!!!STORE kelimesini kullanmaktan geri kalmayan Anti-emperyalist oluşum ..Yavrum be bravo size..Haydi PARA için endüstriyel dünyanın içine girdiniz.. Kabul ..Örgütlenmenize lafım yok da STORE ne? Arap bir işadamı satın alırsa bu kulubü hiç şaşırmam..Haydi Özgürlük savaşcıları yorumuma katlanamadan FAŞİSTCE silin!!
Onur BİÇER dedi ki…
Bırakın artık şu sanal kahramanlıkları. Ne faşistliğimizi bıraktınız, ne emperyalistliğimizi, ne maçoluğumuzu ne feministliğimizi ne de komünistliğimizi. Biz kendimiziz. Sizin ilkelerinizle ve beğeninizle değil, kendi ilkelerimizle ve öncelikle kendimizin hoşuna gidecek içine sinecek şeyler için savaşım veriyoruz. Hangi para için endüstriyel dünyanın içine girdik? Ankara Tayfası kimden hangi dönemlerde hangi menfaatleri sağladı? Sanal solcular sizi, adsız solcular. Çıkın adınızı ve kaynağınızı açıklayın. Ankara Tayfası'nın kim olduğunu, kimlerden oluştuğunu öğrenmek çok kolay. Slogan hayatı değil, gerçek hayatı yaşıyoruz. Bana slogan atmayın, kanıt sunun. Biliyor musunuz, bizim Demirstore ile ilgili olarak "Adana Demirspor Ürünevi" tanımlamasını savunduğumuzu? denk geldiniz mi?

Rahatsız mı oldunuz "store" kelimesinden? Benim gücüm buna yetiyor. Yaptırın kardeşim bir pankart, store kelimesine karşıyız deyin, emperyalizme karşıyız deyin, kahrolsun yönetim deyin, kahrolsun sorumlular deyin, gidin mağazanın önüne tepki koyun. Her şeyi bizden bekliyorsunuz. Buyurun, gidin, gerekeni yapın, bana laf kalabalığı, gölge kahramanlığı yapmayın. Ha, memnun değil misiniz, yazılarımızdan, olabilir, bir gün için bloguma girin diye kimseye yalvarmadım, bundan sonra da yalvarmam. Kendimin mutlu olmadığı yer benim blogum değildir. Ben gücümün yettiğince mücadelemden memnunum. Gücünüz neye yetiyorsa, onun mücadelesini verin, çıkın şu karanlıklardan belirsizliklerden, gidin protesto edin, cesaretinizi ve gücünüzü bu blogdan alkışlamazsam namerdim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend