Ana içeriğe atla

Tayfun ile transfer görüşmeleri...

spor01.com'un haberine göre Tarsus İdman Yurdu'nun golcüsü Tayfun ile görüşüyoruz. Gönlümden geçiyordu uzun zamandır. Taraftarın da çok istediğini biliyorum.

Önce kulübümüzün bütçesi, sonra transfer. Yönetimin en doğrusunu yapacağına inanıyorum. Hayırlısı olsun.

Yorumlar

taylan dedi ki…
hadi başkanım, yapın şu transferi.. nefesimizi tuttuk sizden gelecek haberi bekliyoruz..
Adsız dedi ki…
hala bir haber yok mu? inanın siteye girerken gözümü kapatıp sonra açıyorum. çünkü şöyle bir haberden korkuyorum. "tayfun olmadı. görüşmeler olumsuz sonuçlandı." bu haberler olmasın bu sefer.. hadi başkanım olsun artık.. masmavi bir umut için..
liseli şimşek dedi ki…
başkanım şimşekler grubunun üstü kapanacakmı siz bir açıklama yapın bari..sizi çok seviyoruz..liseli şimşekler
Onur BİÇER dedi ki…
Sevgili Adsız rumuzlu okuyucumuz. Farz edelim ki; Tayfun transferi gerçekleşmedi. Eğer gerçekleşmezse emin olun ki; kulübümüz menfaatine olmayan bir durum söz konusudur. Yönetimimizin transferi en ciddi şekilde değerlendirdiğine ve takımımız için en iyisini yapmaya çalıştığına inanıyorum ve onlara güveniyorum. Adana Demirspor kulübü futbolcuya bağlı bir kulüp olmamalı, taraftarı da futbolcuyu beğenmeli, istemeli ama olumsuz haberlerden korkmamalı. Çünkü biz Adana Demirspor'uz, biz korkularımızdan da futbolculardan da daha büyüğüz.

İçiniz rahat olsun.
taylan dedi ki…
Sayın başkanım, bu satırları mavi renklere gönül vermiş, Demirsporlu duruşuna sahip, demirsporla yatıp demirsporla kalkan, bir grup arkadaşın duygularını dile getirmek için yazıyorum.

İstiyorum ki eleştirilerimizi ve düşüncelerimizi Demirsporluluk duruşu çerçevesinde ifade edelim ki, bu kırk yıllık Çınara layık bir taraftar olmanın gururunu duyalım. Bilinçsiz, bilgisiz, kişiliksiz taraftar olmadığımız için, en az sizin kadar camiamıza karşı sorumluluk hissettiğimiz için bu satırları size yazıyoruz..

Geldiğimiz noktada ancak gücümüz hadırlı’dan ökkeş'i alacak durumda demekki, at pazarlığı yaparak (demirsporumuzun menfaatleri!) denilerek transfer girişimlerimiz birer birer sonuçsuz kalıyor.

Tayfun transferinin de bugün olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Sormak isteriz biz nasıl iyi golcü alacağız başkanım? Ucuz- Kelepir bir golcü aranarak, futbol hayatının sonuna gelmiş, seneye bize yine saç baş yolduracak bir golcü mü arıyorsunuz? Bedavaya mı olsun istiyorsunuz? Eğer öyle bir golcü alınacaksa hiç alınmasın daha iyi. Bize saç baş yolduracak gençlerimiz olsun. Kabülümüz. Ama geçmiş senelerde iyi bir golcü alamadığımız için, gol yollarındaki eksiklikten, hafta sonlarımız kabüsa dönmesine.. Deyim yerindeyse, İşkence altında maçlar takip etmemize. Bizler artık yeter diyoruz. Geçmişten hiç mi ders alınmaz!

Sizin elinizden geleni yapmaya çalıştığınızı, gayret ettiğinizi biliyoruz. Ama geçmiş senelerden tecrübe çıkartamıyorsak, önceki yıllardan ders almıyorsak, üstüne bu saatten sonra bile, en ucuzundan bir golcü arıyorsak, korkarım hüzün bulutları yine üstümüzde olacak demektir.

Çile çekmeye alışkınız. Yine çekeriz. Ama burnumuzun dikine dikine yine aynı hataları yapmamız aynı sonuçlarla karşılaşacağımız anlamına gelir ki, buna seyirci kalamayacağımız için bu satırları size yazmayı bir görev biliyoruz.

Sayın başkanım, bu takıma hiçbir takviye yapılmasaydı, sadece ve sadece iyi bir golcü alınsaydı, inanın bu takım doğu grubundan elini kolunu sallaya sallaya çıkardı. Ama en önemli sorunumuzu, en sona bıraktık. Şimdi de bu sorunu çözecek, herkesin işte tamam diyeceği golcüyü tam bulmuşken (taraftar, camia herkes bu golcünün Tayfun Özkan olduğunda hem fikirken) nefesini tutmuş bu transferin gerçekleştiği haberini sizden beklerken yine bu transferin gerçekleşmediği haberini almamız artık bizim ümitlerimizi iyiden iyiye azalttı.

Kimi alacağız merak diyorum? Golcü diye bize kimi göstereceksiniz? Umarım biz yanılır, transferi gördükten sonra düşüncelerimizde ne kadar haksız olduğumuzu kendimize itiraf ederiz.

İkinci konuya gelince, Açılış için, Livorno takımıyla ilk görüşmelerin olumlu geçtiğini söylediniz de tüylerimiz diken diken oldu. Birbirimize inanamadık. Sadece başkan yapıyor galiba bu işi dedik. Tüm Demirsporluların hayali olan, böyle bir açılış törenini organize etmeyi umarız tarih size nasip etmiştir. Livorno gelmese de, böyle bir düşünceniz olması bile gerçekten sevindirici. masmavi bir umutla sarıldık bu hayale de..


Sayın başkanım, büyükbabası demiryolu işçisi, babası hasta bir Demirspor taraftarı olan ben, mavi renklere gönül vermiş olarak; 40 yıllık çınarın başkanı olarak size içtenlikle ve saygı ile seslenmiş bulunuyorum. “eleştiriye kapalı değiliz, yeter ki tenkitler yapıcı olsun
Ve saygı sınırları içinde ifade edilmeli” demiş olduğunuz için bu duygu ve düşüncelerimizi bu platform da sizinle paylaşmak istedik. En içten saygılarımın kabulünü arz ederim.
Onur BİÇER dedi ki…
Yazı için, yoğun hissiyatın için teşekkürler Taylan. Tayfun'un transferinin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin bir haber göremedim. Hayırlısı olsun, hiç transfer yapılamasa bile ki; yapılacak, ileriye iyi top taşıyan bir orta saha gençlerimizle sevinmemizi sağlayacaktır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir