Ana içeriğe atla

Her Şey Senin Uğruna - 2

Yanında Onur, yanında Yavuz ya da yanında Mustafa...Tam da Onur'un yazdığı gibi "Bittim" dediğin anda, tam da o "Yüklen! Yükleeeeen!" seslerinin geldiği anda, derin bir nefes alıp, yanındakinin omzuna omzunu biraz daha kuvvetlice verip, en baştan, sanki hiç bağırmamış gibi, sanki daha maça yeni gelmiş gibi, tekrar haykırmak....

Her şey senin uğruna!
Katlanmak boyun borcum!


Betondan tribünlerin üzerinde gittikçe ağırlaşan ayaklarına rağmen zıplamaya devam etmek ve yumruklarını daha bir hırsla sıkarak tekrar, tekrar, tekrar ve tekrar haykırmak...

Şampiyon olacaksın!
Başka yolu yok bunun!


Ve kısılmış gözlerinle, alnından akan terle bir sahaya, bir tribüne bakarken Adem Abi'yle göz göze gelmek...Artık çıkmayacakmış gibi gelen sesinin, kimbilir ciğerinin neresinden bir acı kuvvet daha bulup bir daha boğazından yükselmesi...

Her şey senin uğruna!
Katlanmak boyun borcum!


Bir olmak, bütün olmak...Her seste, her zıplayışta, havaya kalkan her yumrukta...O an olmak, yarın olmak, umut olmak...Direnmek, vazgeçmemek, ne pahasına olursa olsun...

Sen, yeşil çim, sahada forma, göğsünde arma, omzunda dost, inat, hırs, sevda, aşk...

Şampiyon olacaksın!
Başka yolu yok bunun!


Allahım...Çok özledim!

Yorumlar

Borsalı ŞİMŞEKLER dedi ki…
Şampiyon olacaksın!
Başka yolu yok bunun!

Özlediğimiz şampıyonluklar çok yakınlarda ...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla