28 Temmuz 2009

Her Şey Senin Uğruna - 2

Yanında Onur, yanında Yavuz ya da yanında Mustafa...Tam da Onur'un yazdığı gibi "Bittim" dediğin anda, tam da o "Yüklen! Yükleeeeen!" seslerinin geldiği anda, derin bir nefes alıp, yanındakinin omzuna omzunu biraz daha kuvvetlice verip, en baştan, sanki hiç bağırmamış gibi, sanki daha maça yeni gelmiş gibi, tekrar haykırmak....

Her şey senin uğruna!
Katlanmak boyun borcum!


Betondan tribünlerin üzerinde gittikçe ağırlaşan ayaklarına rağmen zıplamaya devam etmek ve yumruklarını daha bir hırsla sıkarak tekrar, tekrar, tekrar ve tekrar haykırmak...

Şampiyon olacaksın!
Başka yolu yok bunun!


Ve kısılmış gözlerinle, alnından akan terle bir sahaya, bir tribüne bakarken Adem Abi'yle göz göze gelmek...Artık çıkmayacakmış gibi gelen sesinin, kimbilir ciğerinin neresinden bir acı kuvvet daha bulup bir daha boğazından yükselmesi...

Her şey senin uğruna!
Katlanmak boyun borcum!


Bir olmak, bütün olmak...Her seste, her zıplayışta, havaya kalkan her yumrukta...O an olmak, yarın olmak, umut olmak...Direnmek, vazgeçmemek, ne pahasına olursa olsun...

Sen, yeşil çim, sahada forma, göğsünde arma, omzunda dost, inat, hırs, sevda, aşk...

Şampiyon olacaksın!
Başka yolu yok bunun!


Allahım...Çok özledim!

1 yorum:

Borsalı ŞİMŞEKLER dedi ki...

Şampiyon olacaksın!
Başka yolu yok bunun!

Özlediğimiz şampıyonluklar çok yakınlarda ...