Ana içeriğe atla

Birgün'deyiz...

İtalya yolculuğumuz, bugün Birgün gazetesinde 1 tam sayfa yer alıyor.

Tıklayın:
http://www.birgun.net/report_index.php?news_code=1246188153&year=2009&month=06&day=28




Yorumlar

Anonim dedi ki…
Mail adresimize gelen bir yorum:

"Arkadaşlar BİRGÜN'deki röportajı okuduğumda tarifi imkansız duygular yaşadım... Forza Livorno' dan bu etkinliğe katılacağınızı takip etmiştim. Ama bir ADS'li olarak bir Demiryolcu olarak, bir BİRGÜN okuru olarak, bir BAŞKA BİR DÜNYANIN MÜMKÜNDÜR'e inanan olarak çok mutlu oldum. Yolunuz açık olsun... Adana' da Maraton tribününde yaklaşık 8-10 makinist her maçta beraberiz. başka demiryolcular da var. Fakat demiryolu kültüründe makinistler başka yer tutar. ADS'liliğin Meşakatli mücade ruhu bize benziyor. Hepinize teşekkür ederim ANOTHER WORLD IS ESSENTIAL (POSIBLE)...
Hüseyin ERDEM"

Teşekkürler Hüseyin bey.
Semt Aşığı dedi ki…
Boyalı basın sezon sonunda kafayı çevire bildiler.
Hani noldu ADS taraftarı küfürbaz,kavgacı,yağmacı falan filan dı?
Hep zarar dı bu adamlar?
Çıkın özür dileyin lan!
adanademirsporlu dedi ki…
aslında bütün ulusal gazetelerde yer alması gerek,ama nerde:( basın nerde kötü olay var,kötü bir haber var hemen onu yayınlar ve duyurur,ama böyle güzel olayları ve işleri pass geçer,sevgili basınımız!:@
Anonim dedi ki…
Selam Gencler;

Birgün gazetesinde yayınlanan haberinizi okudum, benide fahri bir demirsporlu olarak aranıza alabilirsiniz.

Hepinize sevgi ve saygılarımla

Bülent BALYEMEZ
İstanbul Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü,Öğretim Görevlisi ve Dış Ticaret Uzmanı

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!