2 Nisan 2009

Perşembe Konukları #10 : Aytaç Uslupehlivan "Sevgiliye İlan-ı Aşk Eder Gibi..."

-------------------------------------------------------------------------------
Her hafta Perşembe günleri,"Perşembe Konukları" köşemizde demirgibiyiz@gmail.com adresimize o hafta gelenler içerisinden bir yazıyı, "konuk yazarımız"ın yazısı olarak blogumuza taşıyoruz. Tüm okurlarımız yazılarını demirgibiyiz@gmail.com 'a gönderebilirler.

Bu hafta Perşembe konuğumuz uzaklardan yazıyor bize; blogumuzla fotoğraflarını birçok kereler paylaşan, Litvanya'yı Demirsporlu yapan Aytaç Uslupehlivan. Bize 3 parça halinde gönderdiği metinleri, tek bir Perşembe yazısı haline getirdik. Aytaç Bey, son derece önem verdiğimiz Euro 2016 adaylığı ve adaylık kapsamında Adana'nın durumuna değinmiş öncelikle. Dibimizdeki Kayseri, Kadir Has Stayumu'nu tamamladı. Trabzon ve Kocaeli'nde yeni stadyumlar projelendirildi, aşağıda fotoğraflarını göreceksiniz. Euro 2016 için "Adana" isminin mutlaka geçmesi ve bir söylenti haline gelen yeni stadyum konusunda artık ciddi adımlar atılması şart.

Euro 2016 konusunda hep beraber elimizden gelen her şeyi yapma sözümüz ve Aytaç Bey'e teşekkürlerimizle yazısını yayınlıyoruz

-------------------------------------------------------------------------------
SEVGİLİYE İLAN-I AŞK EDER GİBİ
Aytaç Uslupehlivan


Öncelikle herkese selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum, ben Litvanya'dan Aytaç Uslupehlivan. Blogunuzda yazmış olduğunuz 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için stadyum konusu çok yerinde bir tespit.

Euro 2016 Aday Ülkeler : Türkiye, Fransa, İtalya, Norveç-İsveç (beraber)

Daha önce de Türkiye ve Yunanistan'ın ortaklaşa başvuru yaptığı zamanlarda ben bu konuyu yakından takip etmiştim. Stadyumların yapılacağı kentler hemen hemen belli olmuş fakat son bir kent kalmıştı, belli olan kentler arasında Adana yoktu ve işin ilginç tarafı son kent için de Adana'nın ismi geçmiyordu. Ben de bir yazı hazırlayıp Adana'daki yerel basının genel koordinatörlerine durumu bildirdim. İl yönetimi (Belediye, Valilik, Gençlik Spor İl Müdürlüğü) yerel medya, sivil toplum örgütleri,halk ve hiç bir zaman olmadığına inandığım ulusal lobimizin (!!!) el ele verip bu konuyla ilgili gerekli mücadeleyi vermemizin önemini anlatmaya çalıştım.

Ne yazık ki o zamanlar bu bireysel çabam sonuçsuz kaldı. Ama şimdi kentin sorunlarını sadece spor konusuyla sınırlandırmadan, bu sorunları güncel konulara maziden de örnekler vererek dile getiren akıllı, bilinçli ve bir o kadarda Adana sevdalısı bir oluşum var '' Ankara Tayfası''…Neden olmasın, bu kıvılcım hiç sönmeyen bir aleve neden dönüşmesin, inanırsak başarabiliriz, bugün biriz belki yarın bin oluruz. Davasına inanmış bir halkın karşısında hiç bir güç duramaz...

Trabzon'da yapılacak yeni stadyum. Akyazı sahilinde deniz doldurularak inşa edilecek. 40,000 kişilik kapasite planlanıyor. 2011 yılında hizmete girecek

"Yeniköy Spor Kenti" projesi kapsamında, Kocaeli'nde yapılması planlanan yeni stadyum. Kapasite: 33,000. Kocaelispor Tesisleri'nin de Spor Kenti'ne kaydırılması düşünülüyor.

Aslında ilk başta ben de sizleri eleştirdim özellikle Alanya maçıyla ilgili olarak yazınızda ''taraftar müsvetteleri'' tanımı son derece ağır ve yakışıksız idi, ama buna rağmen ben her zaman farklı görüşlerin zenginlik getireceği inancını taşırım, her zaman yaptıklarınızı hayranlıkla takdir etmişimdir ve bundan sonra da öyle olacaktır, çünkü Adana Demirsporumuzun sizin gibi sadık ve bilinçli taraftarlara ihtiyacı var. Benim size önerim bundan sonra da aynı heyecan ve istekle özgürce düşüncelerinizi açıklamanız, her türlü eleştiri gelecektir fakat siz doğru bildiğiniz yoldan ayrılmayın ama bunu yaparken seviyemizi korumamız lazım değil mi? Şimdi daha sıkı birbirine bağlı olmalıyız, biz bu takımı karşılıksız sevdik, Ankara Tayfası da öyle…

Adana Demirspor’a gelince… Adana Demirspor'u nasıl anlatabilirim ki? Her defasında denedim, aklıma eski günler gelir gözlerim dolar duygular yoğunlaşır... Sanki bir sevgiliye ilan-ı aşk eder gibi titrer elim ve melankolik bir ruh hali sarar beni… Zordur Şimşek’i yazıya dökmek, beceri ister bazen de cesaret… Şadırvan’ın önünden geçerken heyecanlanmaktır Demirspor, istasyondaki kulüp binasıdır, Metin Türel'in Mavi-Lacivert çubuklu formaya olan aşkıdır, Deli Hüseyin'in nam-ı diğer Balık'ın sesini hatırlayınca hüzünlenmektir, stada doğru yürürken adımların hızlanmasıdır…

"Deli" Hüseyin (Mavilacivert.com arşivinden)

Heyhat hayat! Nasıl bir bağlılık, ah nasıl bir aşk bu! Yeri geldi kanla yeri geldi gözyaşıyla damla damla süzüldü şiirlere, asla bitip tükenmeyecek karşılıksız sevginin renkleri yazıldı yüreklere MAVİ LACİVERT !!! Böyle bir aşk işte bu, zor gelir yürekten dile…

Saygılarımla,
Aytaç USLUPEHLİVAN
Vilnius/LİTVANYA

1 yorum:

Jose Marti dedi ki...

Güzel düşünceleriniz, değerli eleştirileriniz(Alanya maçı sonrası ifadelere dair),onore edici cümleleriniz için teşekkür ederim.
Sevgili Deli Hüseyin'in resmini görünce garip oldum. "Hakeeeeeem" diye bağırışı kulaklarımda. Tprağı bol olsun..