25 Şubat 2009

Nice Yıllara Ankara Tayfası

İlk buluşmamızda üç , ikincisinde beş , Kırıkkale'de on üç , Bolu'da yirmi beş ,Karabük'te otuz yedi kişiydik... Neden mi ? Çünkü Ankara Tayfası; üç kategori altta bulunan takımı için yaptığı herşey etrafındakilerce delilik olarak kabul edilen bir kentte benim gibi bir otobüs 'deli' var diyebilmekti.
İlk buluşmamızda üç kişiydik. Hedefsiz bir sezon geçiriyorduk. O sezonu bir buluşma ile kapattık. İkinci buluşmamız yükselme grubunun favorisiydik. Artık gurbette bişeyler yapmanın zamanı gelmişti. Önce ismimizi belirledik sonra ismimizi temsil edecek bi pankart yaptırdık. Artık tek hedefimiz kalmıştı. Mesafe olarak yakın olan deplasmanlarda takımı olabildiğince fazla sayıda kişiyle desteklemek. İlk hedef Kırıkkale... Sitedeki bulunduğu yeri Ankara olarak yazanlara ulaşmaya çalıştık.Ulaştıklarımızla misafirlerimizle Abdullah'ın mihmandarlığında on üç kişi Kırıkkale'deydik.Kırıkkale'den kazançlı döndük. Hem maçı kazanmış hemde tayfanın sayısını artırmıştık. En önemlisi bişeyler yapabileceğimize inanmıştık. Artık Bolu deplasmanın gelmesini bekliyorduk. Bu arada sayımızı artırmak için uğraşıyorduk. Uğraşlarımız sonucu minibüsten , midibüse terfi ediyorduk. Sayımız çevre illerden gelen arkadaşlarımızla yirmibeşti. Bolu deplasmanından akılda kalan Timur'un elinde notlarla gelmeyecek olmasına rağmen herkesten önce buluşma noktasına gelmesi ve yolculuk sırasında ders çalışmasıydı.
Bolu deplasmanından sonra bişeyin farkına varmıştık. Sadece yakın deplasmanlar değil. Artık mesafe neresi olursa olsun tüm deplasmanlar hedefimiz olmalıydı.Topluca gidilmese bile temsilen gidilmeli.Pankartımız her deplasmanda olmalıydı. Öylede oldu Alanya deplasmanında dört arkadaşımız bizleri temsilen bulundu.Sonrasında trenle ilk deplasmanımız olan Sarıyer. Vapur , ortaköy , hüzün , umut... Bursa...hüzün...umut...
Geçen sezonun talihsizliğini unutmuş umutla yeni sezona daha bir sıkı bağlanmıştık.Transfer sezonu bizde boş durmamış , İsmail ve Onur BİÇER abilerimizi yaz aylarında kadroya dahil etmiştik.Tabiki altyapımızı oluşturan Ankara'yı kazanmış öğrencileride unutmamıştık. Deplasmanın oğlu Türkay ve İbrahim , hukukçular Emre ve Kürşad , Hakkı gelecek vaad edenler olarak tayfa kadrosuna katılıyordu.Ara transfersiz olmazdı Geyik1940, Vertumnus, Atilla abi ara transferlerimizdi. Geçen sezondan farklı olarak bu sezon takımımıza Ankara'da evsahipliği yapacaktık.Gençlerbirliği ve Şekerspor maçlarında takımımıza ev sahipliği yaptık.Kızılaydan geçen takıma elli-atmış kişi bağırınca şaşkınlıklarını görmek bizim için büyük zevkti. Deplasmanları unutmamıştık tabi. Gidilen deplasmanlar sırası yanlış ve eksik olsada Karabük , Kırıkkale , Gaziosmanpaşa , Çanakkele , Pendik , Mersin... Hüzün...umut...Konya... Hüzün...Umut...
Tekrardan hüzün ile geçen bir sezonun ardından umut ile yeni bir sezona başladık. Sonu bilinmedik olan bir sezon geçirmek umuduyla.Bu arada tayfadan kaçan oyuncular oldu. Göktuğ ve Mahmut Adana'ya transfer oldular. Devre arasında ise aklını çeldikleri Ergin'i aralarına kattılar.Bu sezon devam ediyor özeti gelecek sezona artık.
Geçirdiğimiz üç sene, gittiğimiz deplasman yolları , yaptığımız toplantılar , sohbetler. Hepimize hayatımızın her anında yanımızda olan abiler , ablalar , dostluklar kazandırdı. Paylaşmayı , dertte ve sevinçte ortak olmayı öğretti. Belki Demirspor bize şampiyonluk vermedi. Ama şampiyonluk kadar değerli bir tayfayı varetti. İyi ki vasın Demirspor...İyi ki varsın Ankara Tayfası nice yıllara....

3 yorum:

geyik1940 dedi ki...

"Belki Demirspor bize şampiyonluk vermedi. Ama şampiyonluk kadar değerli bir tayfayı varetti."

Bu söz de çok değerli Göktuğ, teşekkürler:)

onur dedi ki...

Tayfamızın ve Adana Demirspor'un değerli parçası her şeyimiz Göktuğ!
Sensiz Demirspor bile eksik bence. Eline sağlık.

Hüseyin Ataş dedi ki...

iyi ki varsınız..çok değerlisiniz..