Ana içeriğe atla

Attaroğlu...Tuttaroğlu...

Bu sene başında kombine satışlarımız yapılırken 50 adet kombine bilet satın alan AKP Adana İl Başkanı Mustafa Attaroğlu, biletlerin 45 tanesini iade etmiş. Zaten samimiyetine inandıramıyorsun, gösteriş için bilet alıyorsun, Adana'da her şeyden çok daha değerli bir "Demirspor" ismi var, buna yaranmaya çalışıyorsun, nemalanmaya çalışıyorsun bari azıcık tutarlı ol...Yok...Sezon bitecek nerdeyse adam bilet iadesi peşinde...

Kazım Büfe dikkat etsin bu adama, muzlu sütü içip içip tam dibine gelince "aaa valla kıl çıktı bundan" diyebilir...

Yalnız hazır iadelere eliniz değmişken parti olarak, şu yukarıdaki fotoğraftaki formayı da geri alsak pek mutlu olucam. Üzerine ne vazifeyse geçen sene Seyhan Belediye Başkanı hediye etmişti bizim formamızı.

Yakışmaz...Üzerinde durmaz...Sevmedi mi, adamın derisini dalayıverir o forma !

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
boğazını sıkar :)
50 kombinenin 45 i evindemi duruyomuş bu zamana kadar bari git gençlik kollarında öğrencilere fln dağıt :S
vertumnus dedi ki…
Kalan 5ini naaptığını da merak etmiyo değilim :))
black_silence dedi ki…
kaybetmiştir abi:)
Adsız dedi ki…
Garipsememek gerekir.Kulubumuz siyasetin tam kucagina oturtulmus.
Bu nedenle sol kesim Aytac emmi doneminde Adana Demirspor a hic yaklasmamistir,yaklasamamistir.
Bu olayin guncel oldugunu da sanmiyorum ama guncel ise de yine siyasi neden bas faktordur.Bu gunlerde Aytac emmiye calisan bir Demirspor a Turkiye kosullarinda karsi taraftan olan bir kisi secim oncesi neden destek versin?

Aytac emmi attaroglu'nun yerinde olsaydi 50 kombine alip 51 tane iade ederdi.
Gelismeleri daha genis acili dusununuz.Siyasi gorusunuz zaafiniz haline gelmesin arkadaslar.
Aman dikkat.

Bu haberi yapan Ergun Kara daha Demirspor genel kurul uyelik aidatini odememistir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ