Herhangi bir yerde playoff ve penaltılar varsa, Demirspor o maçı kazanamaz. Ne yazık ki öyle oldu. Ama 90+30 dakikayı kazandık. Herkes her şeyini verdi, bittik tükendik yine de normal sürede gol yemedik. Analize gerek yok, buraya bile gelmek başarıydı. Belhanda'nın penaltı kaçırması şaşırtıcı olmadı. İyi başladığı sezonda taraftarla arası yeni düzelirken yine kalbimizi kırdı... Avrupa Hikayemiz bu senelik burada bitti. Olsun, dün neysen bugün de osun. Oyna, mücadeleye devam!
Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...
Yorumlar