6 Şubat ve sonrasındaki depremler sonrasında hala "gurbette demir gibi" miyiz, yoksa un ufak mı olduk memleket gibi, bilemiyorum. Arkadaşlarımızı kaybettik, onların yakınları, yıkımları; kendi telaşlarımız korkularımız... Büyük bir çaresizlik, güvensizlik ve buna sebep olanlara karşı da öfke! Kötüyüz, iyi olmamız da çok zaman alacak gibi; eğer zamanımız kaldıysa... Başımıza bir iş geldiğinde sahip çıkacak çok az sayıda kişi/kurum olduğunu bilmek çaresizliği... Yine de çok uzaklardan gelip, bir el uzatacak olanların varlığını bilmek, bir yerlerde bir şeylerin çarpmasına neden oluyor.
Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...
Yorumlar