Ana içeriğe atla

Alanyaspor: 1 - Adana Demirspor: 3

 Harika bir deplasman galibiyeti daha! Yıllarca deplasman galibiyetleri peşinde koştuğumuz için mi bilmem uzaklardan mutlu dönmeyi hep daha çok önemsiyorum. 

Açıkçası hiç galibiyet umudu taşımadan izledim maçı ama tipik bir deplasman takımı gibi çok net bir oyun oynadık. Yine her zamanki gibi maça iyi başladık ve bu kez, daha önce yapamadığımızın tersine, ilk pozisyonlarımızın birinde golü bulduk. Vargas'ın net vuruşu, geçen hafta ilk 11'den uzak kalışına öfke gibiydi adeta. Ardından golü yesek de bu kez Balotelli'nin kafası geldi. 

Balotelli hakkında yaratılan onca spekülasyona ve gereksiz gündeme rağmen gayet istekli bir şekilde oyunun iki yönünde de destek veriyor takıma.

İkinci yarı başında gelen kontratak -hayır "geçiş oyunu" değil, kontratak!- golüyle 3'ü bulunca maçın geri kalanında kapandık ve skoru koruduk. Net pozisyonlarla farkı artırma şansları da yakaladık.

Önceki haftalara göre özellikle savunmada değişiklikle başladık. Alanya karşısında yapılan bu hamleyle açıkçası risk alınmıştı ama sanırım teknik ekip, bu maçı kaybetsek de bir şey kaybetmiş olmayız ama bugünkü gibi kazanırsak çok şey kazanmış oluruz diye düşünmüş olabilir. Bugün gördük ki sahaya çıkan herkes hazır ve her türlü seviyede oynamaya hazır. Emeği geçenlere tebrikler...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!