Ana içeriğe atla

Kayserispor: 1 - Adana Demirspor: 1

 Bu sezon ilk golümüzü atıp ilk puanımızı aldık. Ama geçen haftaya göre farklı bir durum vardı sahada. Daha temposuz, gergin ve sorunlu bir takım izlenimi verdik. Yine kaleyi bulan şutlarımız ve pozisyonlarımız olsa da golü bulamadık ve tersine erken gol yedik. Hakemin kontrol edemediği gerginlikle geçilen ilk yarı sonrasında, ikinci yarıda bulduğumuz golle puanı kurtardık. Akintola, yeni Süper Lig maceramızdaki ilk golü attı.

Maç sonu Samet Hoca'nın yüz ifadesi, gerginliği ve açıklamaları her şeyi özetliyordu. Balotelli ve Belhanda üzerine kurulu takım beklentiler ve onların şimdilik düşük performansı yürüyerek oynaması sıkıntı yaratıyor; karşı takımlarda ise beklentiyi ve motivasyonu artıyor. Bu oyuncuları koşturabilmek, takımı çalıştırabilmek teknik kadronun işi. Futbolcular da sahada işini yapmalı. 

Yıllardır söylediğimiz/beklediğimiz denge, taraftar/teknik ekip/oyuncu/yönetim dengesi, bu sene de yine geçerli. Herkes işini iyi yapsın istiyoruz. Böyle yeni başlangıçlarda geç gelen skor, her zaman sorun yaratır; ilk galibiyetle beraber bu gerginliğin aşılacağını düşünüyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!