Ana içeriğe atla

Mehmet Akyüz Demirspor tarihine geçebilirdi...

 Cumartesi günü Keçiörengücü'nü 2-0 yenerken 1. ligteki 9 sezonumuzda 480 gol barajını açtık. Pa Dibba kendisinin 4., bu sezon takımın 47., 1. ligteki 480. golümüz attı. Bunları yaparken Mehmet Akyüz sahada yoktu. Henüz resmi açıklama yapılmasa da takımdan ayrıldığı belirtiliyor. Daha önce de gidip geldiği haberleri çıkmıştı. Daha ligin bitmesine 6 hafta varken niye önemli bir oyuncumuzu bırakırız, merak konusu... Tabii transfer sezonu değilken, gelecek sezonu düşünecek olursak, haftalarca maç performansından uzak kalması da kendi için bir sorun. Antrenmanını yapıp hem kendini zinde tutar, hem de sonradan girdiği maçlarda tesadüfen de olsa takıma katkı verebilirdi.

 Mehmet Akyüz 1 gol daha atsa Demirspor tarihine geçecekti. Şu anda toplamda 21 golle en golcü 4. oyuncumuz olan Akyüz'ün, 3. sıradaki Tebe Volimo Ziya (Zijad) ile arasında tek gol farkı vardı. Gerçi maç başına attığı gol oranıyla ufak biçimde önde olsa da o da Ziya gibi bir buçuk sezonda, 50 maça ulaşmadan, 20 gol barajını geçmiş durumda. Eldeki kayıtlara göre, halihazırda en çok gol atan oyuncularımızın üçü de yabancı; Pote, Juninho ve Zijad. (https://www.transfermarkt.com.tr/adana-demirspor/topTorschuetzen/verein/3840).

Ek: Yukarıdaki listede, 1970'lerde Rasin Gürcan'ın Süper Lig'te ve 2000'lerin başında Taner Demirbaş'ın 3. ligte attığı goller verilmemiş, o yüzden adları görünmüyor. Rasin'in 60, Taner'in de 90'a yakın golü var. İstatistik işi futbolda oldukça karışık... TFF'nin bile 1990 öncesi kayıtları, gazete küpürü düzeyinde!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.