Ana içeriğe atla

Kongre Süreci Sorularına yanıtlarımız

Sevgili Demirsporlular elimizden geldiğince sorulara yanıt vermeye çalışacağız. 

-Sponsorlar gizli kalsa da projeler açıklanabilirdi demiş bir takipçimiz. 

*Biz yönetime aday olamadık. Üyeliğe adayız diye proje saymak, bunu açıklamak yönetim görüşmeleri açısından bir fayda sağlamazdı. Malum sosyal medya çok yıpratıcı. Yıpranacak zamanımız yoktu. Ancak bu projeleri Demirspor’un çıkarları için her daim kullanacağız, kullandıracağız, teşekkür ederiz. Bakın bu yazdıklarımız üzerinden dahi bizi yıpratmaya çalışanlar olacaktır. Sağlık olsun, var olsunlar. 

-Bu gelenekten gelenlere nasıl güvendiniz, güvenilmeyeceğini bilemediniz mi tarzında yorumlar var. 

*Güvendiğimizi söylemedik. Onlar da bize güvenmediler esasen. Aksine ilk toplantıda ricamız projelerin baltalanmaması taahhüdü oldu ve sponsorluk aktarımlarının projelerin yürüme hızı ile doğrudan ilişkili olduğunu ilettik. Her fırsatta bize alan bırakılmaz ise bizden maddi manevi fayda göremezsiniz dedik. Yolun çetrefilli olduğunu biliyorduk kısacası. 

-Sistemin kişileri ile bir olup sistemi değiştirmek imkansızdır, eleştirisi var. 

*Aslında bu eleştiri en yoğun gelen eleştiri. Bizim mantığımızın dayanakları şöyle idi. Bu sene Demirspor’un son senesidir. Bu yönetim anlayışı ile 

a) küme düşülür ve borçlar çevrilemez hale gelir. 
b) küme düşülmese de borçlar kritik eşik olan 40 milyonu aşar ve çevrilemez hale gelir, bir sonraki sene düşülür. 

Bu gerekçeler ile mutlaka ama mutlaka bir şey yapmak gerektiğine, onu da hemen bugün yapmak gerektiğine inandık. Peki bugün bir şeyler yapmak nasıl olacaktı? Halk takımına onca rezil geçen bir seneye karşın kongrede sahip çıkmadı. Yani insanlar bağımsız adaylara senin gelip gelmemeni önemsemiyoruz dediler. Aksini söyleseler kongre üyesi olurlardı. 

İkinci seçenek bağımsız denetim için liste vermek idi. Ancak aynı gerekçeler ile bu da mümkün değildi. Hatta bu kongrede Genç Adana Demirsporlular Derneği denetim için liste verdi, olanları anlatalım. Divan yetkililerinden biri bize “onlara rica ettik, yoklar” dedi. Gözlerimiz Emrah’ı aradı, adam liste veriyor adaylara. Aldık ondan bir tane pusula. Sonra bu kez divan yetkilisi dedi ki; “pusulayı siz almıyorsunuz, biz zarfın kapağının arasına koyup size veriyoruz”. O esnada imzayı attık, zarfı aldık, odaya geçtik, baktık ki; denetim listesi çıkarılmış. Odada kağıt yığınlarından bir tane bulduk denetim listesi. Bu kez kalem aradık. Kalem de yoktu diğer listeleri çizmek için. Anlayacağınız denetim de istenmiyordu. 

Üçüncü yol ve tek yol yönetime girmekti. Bunu denedik biz de. Kendimizi ve projelerimizi anlattık. Neden talip olduğumuzu. Matematiğini. Aslına bakarsanız bir test sorusu attık ortaya. Bizi geri çevirmenin derin anlamlarını içeren bir test sorusu. Bundan sonrası zaten malumunuz. 

-Bir okuyucumuz taraftarın yüzde 95’i okumaz demiş. 

*Biz okuyanlar ile ilerlemek zorundayız. Çare okuyan, üreten, çalışan bir camia. 

-Nilay hanım ile ortak hareket konsusu.

*Nilay Hanım değerli bir arkadaşımız. Kendisi ile anlaşamadığımız noktalar olduğu için ayrı düşmedik tam olarak. Bağımsız adaylığı bu kongre döneminde halk benimsemedi, mevcut sistem devam etsin dedi. Tüm çağrılara rağmen gitmedi, üye olmadı. O kapı açık değildi. Kongre de bunun sonucudur zaten. 

*“Bunların amacı Demirspor mu?” diye bir soru gelmiş. 

-Bir test sorusu koymuştuk ortaya :) Yanıtı uygulamasında saklı. 

*Titanik üzerinden çok güzel bir örnek vermiş bir okuyucumuz.

-Titanik batıyordu. Hızla da halen batıyor. Keman çalmak için değil onarmak için denedik. Zaten ortaya koyduğumuz ürünler de esasen enstrüman değil onarıcı ürünler idi. 

*Mevcut yönetim listesinde olsak nasıl bir yol izleyecektik? 

-İlk hedefimiz sözleşme hukuku çerçevesinde futbolcu sözleşmelerini incelemek idi. İkinci olarak UYAP üzerinden ADS’nin tüm hukuk davalarının dökümünü alacaktık. Üçüncü iş olarak bir faaliyet raporu hazırlanması çalışması yapacaktık. Bunlarla eş anlı olarak sponsorları kentimizde ağırlayacak, kalıcı gelir için sözleşme imzalayacak ve proje için ekip oluşturacaktık. Bunlar çok uzun soluklu işler, yazmak kadar kolay değil gerçi. Bir diğer hedefimiz de taraftarına ulaşan ve veri tabanı olan bir kulüp yaratmak için çalışmak idi. 

Sevgili arkadaşlar, abiler, kardeşler. Hepimizin bir mücadele ve isyan içinde olduğu dönemler yaşıyoruz. Birbirimizi kırdıysak bizden yana affola. Son isteyeceğimiz şey kalp kırmak. 

Saygı ve sevgiler

Mustafa UÇAR-Onur BİÇER

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.