Ana içeriğe atla

Kalıcı Gelir


Çok eskilerde yazdığım yazıları kurcaladım biraz. Bulduklarımın özetini vereceğim buraya. 

Sene 2010. 

Kentin Valisi Boluspor’a üç adet otobüs tahsis edilmesine yardımcı olmuş. Bir otobüsün parasının yarısını da üstlenmeyi kabul etmiş. 
Bolu belediye başkanı şehrin Abant gişelerini Boluspor’a tahsis etmiş. 
4 tane de fırın vermiş. 
Daha önce Kızılay’ın işletmekte olduğu büfelerin ihalesini bu kez Kızılay ve Boluspor’a ortaklaşa vermiş. 
Şehrin tüm sokak ve caddelerinin otopark ihalesini Boluspor almış. 

Sene 2009. 

Otoparkı olan futbol takımlarından örnekler. 

Alanyaspor, Kasımpaşaspor, Kaş Gençlikspor, Boluspor, Yeşilköy SK, Karagümrükspor, Keçiörengücüspor, Beyşehir Belediyespor, Sakaryaspor, Bandırmaspor, Arnavutköyspor, Burdurspor, Elazığspor, Uşakspor, Gençlerbirliği, Ankaragücü ve Ankaraspor otoparkları. 

Demirspor’a otopark ihale etmek mevzuata aykırı ise misal aylık 10.000 TL’ye kiralayın. 

Sayın Hüseyin SÖZLÜ, siyasete ve siyasilere mesafeli duran bir oluşum olarak yürekten ifade ediyorum, Adana’da belki de yakın dönemin en çok çalışan ve üreten siyasetçisisiniz. 

Adana futboluna aktarmış olduğunuz kaynakları da duyuyoruz. 

Ancak izin verin bazı basit örnekler vereyim. 

Demirspor öyle günler yaşadı ki; 

10.000 TL tutarındaki deplasman masraflarını karşılayan iş adamına şükranlarını iletti. 

Basın karşısında yöneticileri sarı zarflar içindeki paralarla aşağılandı. 

Gençlerini maddi imkansızlıktan Türkiye çapındaki turnuvalara gönderemedi. 

Eline baklava alan geldi tesislerde reklamını yaptı. 

Tesislerde çalışan emekçiler evlerine aş götüremediler. 

Elektriksiz kaldık ve kalmakla tehdit edildik. 

Demem o ki; bugün elinizden geleni yapmanız bizi bugün mutlu eder ama yarınımızı kurtarmayabilir. Yarınlar için nefes imkanları yaratmalıyız kendimize. Bunu sizin döneminizde yapamazsak sizin emeklerinize de yazık olacak. 

Gelin Adana Demirspor’un efsanesi olun, gelin gerçek anlamda yıllar boyunca unutulmayacak, kazanılan her kuruşta dualarla anılacak bir belediye başkanı olun. 

Artık sizden kalıcı gelir bekliyoruz. 

Sayın Sözlü, eğer bunu yapamıyorsanız örneği deyin ki; başımdan müfettiş eksik olmuyor, elim kolum bağlı. Yapamıyorum. 

O zaman mevzuatını araştıralım. Yapılacak olanlara ilişkin kendi teknik tecrübemizle sizlere gönüllü danışmanlık yapalım. 

Demirspor taraftarıyız biz. Demirspor’a bir adım hizmet etmek isteyenler için ayaklarımız su toplayana kadar koşmakla geçer ömrümüz. 

Ayaklarımız yorulmak istiyor sayın SÖZLÜ, kalıcı gelir istiyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.