Ana içeriğe atla

Adana Demirspor:0-Samsunspor:0

15 hafta sonra üçüncülüğe düştük, üç haftadır kazanamamanın faturası. Sanki bizim için hazırlanan kuyuya düştük. Ne Antep ne Manisa bizim maçta gösterdikleri performansı başkalarına gösterdi. Samsunspor'la 1.ligteki maçlarımız çoğunlukla berabere bitmişti. Maçın seyrine bakınca, bu sonuç fena değil gibi görünüyor.  İlginç bir şekilde, gol yemedik. tarafın da bolca pozisyonu var. Artık tek ihtimal kaldı, Ankara'dan zaferle dönmek!

Yorumlar

ads1981 dedi ki…
Tespitlerinizin tamamına katılıyorum.Yalnız Demirsporumuz kendi göbeğini kendi kesecek. Örneğin Karşıyaka, Gaziantep BB maçlarının izahı yok alacaksın bu maçları. Ben Yiğitcan'ın sakatlığını anlayamadım. Melo bel fıtığı ameliyatı sonrası 69 gün sonra sahada olabiliyor, bizim kaptan 2.yarının tamamında yok. Şundan eminim ki Yiğitcan olsaydı ne Karşıyaka ne de Gaziantep BB maçlarında kayıp yaşardık. Ünal Karaman hocamız elinizdeki kadroyu bugüne kadar verimli şekilde kullandı ama Gustavo Alles'i oyuna almada ısrarcı olmamalı. Takımı 1 kişi eksik oynatıyor maalesef.
Artık telefasi olmayan haftalara geldik. Osmanlıspor maçında kazanamıyorsak da kaybetmeyelim ben inanıyorum ki Osmanlı Antalya'ya takılacak ama yazımın başında belirttiğim gibi Demirspor kendi göbeğini kendi kesecek, İnşallah "O SENE BU SENE OLACAK".
ads1981 dedi ki…
Tepitlerinizin tamamına katılıyorum. Yalnız Demirsporumuz kendi göbeğini kendi kesecek. Karşıyaka maçında 3-0 ve Gaziantep BB maçlarında 2-0 öne geçtikten sonra bu maçları alacaksın. Maalesef 2. yarı ile birlikte çok basit goller yiyoruz. Elbette bundaki en büyük etken Kaptan Yiğitcan'ın sakatlığı. Felipe Melo bel fıtığı ameliyatı sonrası 69 gün sonra sahada olabiliyor ama bizim kaptan maalesef 2.yarının tamamında yok. Bence Yiğitcan sahada olsaydı Karşıyaka ve Gaziantep BB maçlarında puan kaybetmezdik.
Ünal Karaman hocamız elindeki kadroyu bugüne kadar verimli kullandı ama Gustavo Alles'i oyuna almada ısrarcı olmamalı, belki ilerleyen günlerde uyum sorununu aşacaktır ama ben iyi futbolcu olduğuna inanmıyorum.
Artık telafisi mümkün olmayan haftalara geldik. Demirsporumuz Osmanlı maçında kazanamıyorsa da kaybetmemeli. Ben inanıyorum ki Osmanlı Antalya deplasmanında puan kaybedecek ama, yazımın başında belirttiğim gibi Demirspor kendi göbeğini kendi kesecek ve İnşallah "O SENE BU SENE OLACAK".

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.