Ana içeriğe atla

Adana Demirspor:0-Altınordu:5

Önemli önemsiz fark etmez, tarihi bir skorla normal sezonu tamamladık. Kendi sahamızda 5-0 yenilmek tarihi bir yara. Bu futbolcuların bizi bu noktaya kadar getirdiğine inanmak çok zor, son 6 hafta futbolcuların kafasına taş mı düştü! Konsantrasyon sorunu bu kadar mı dağıtır bir takımı. Madem play-offlara hazırlık olarak görmüyoruz bu maçı, o zaman gençlerle oynayıp as kadroyu dinlendirseydik. Kendi gençlerine güvenen Altınordu,  onurlu mücadelesini playofflara taşıyamadı ama gençlere yatırımın neye yaradığını gösterdi. Bizse iki haftada 10 gol yeme sabrını, Emre Selen'e gösteremiyoruz.

Takım play-off öncesi hiç ama hiç umut vermiyor. Sezon başı ilk 6 için başarı derdik ama o son 6 hafta küme düşen takım performansı gösterdik.

Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Futbolcu, yönetim, teknik ekip olarak final maçları ne kadar kötü bitirilirse o kadar kötü bitirdik.
Masaya vurduk ama, öz eleştiri yapmadık. Kendimizden çok, rakip takımları kim destekliyor sorusuyla ilgilendik.
Takımda alternatif oyuncu, oyunu değiştirecek oyuncu, bazı maçlarda yoktu doğru ama. 3-0 dan, 2-0 dan maç verip kazanamadık. Küme düşme potasındaki takımlara karşı rezalet oynayıp kaybettik 5 yedik. Son maç kendi sahamızda as kadromuzla yine 5 yedik. Bu arada gençlere hiç şans vermedik.
Kadro gençtir, sezon başındaki beklentinin üzerine çıkmıştır doğrudur ama şampiyonluk potasına gelip, son haftalarda şu oyunun izahı yok.
Daha ortada somut bir başarı yokken, taraftar olarak birilerini çok çabuk, kral ilan ediyoruz. Yürek önemli ama sahada bir şeyleri görmekte önemli. İş masaya yumruklayıp, yürekle bitiyorsa tribünden herhangi bir taraftarla da maçlara çıkabiliriz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir