Ana içeriğe atla

29 hafta vs. 5 hafta

Play-off meselesine alışığız. 3 sezonluk 1.lig maceramızın da ikinci play-off heyecanı olacak. Rakibimiz Antalyaspor. İki maçta da yenilmediğimiz bir takım olması ve lig karşılaşmalarının ortada geçmesi, umut veriyor. Onlar da bizim gibi dalgalanmalar yaşadı lig içinde, bu yıl düştükleri ligten hemen çıkmak istiyorlardı ancak bir kaç kez teknik direktör değiştirdiler ve sezon başındaki doğrudan çıkma hedefini gerçekleştiremediler.

Bizim için ilk 29 hafta ve son 5 hafta sanki iki farklı sezon gibiydi. Özellikle 17. Haftadan beri devam etirdiğimiz lig ikinciliğini bu kadar sert kayıplarla kaybetmek, playoff umudumuzu düşürüyor. 48 golle ilk 6'nın en çok gol yiyen takımıyız. Bu gollerin 14'ünü son 5 hafta yedik, yani neredeyse üçte birini ve çok güvendiğimiz Yiğitcan da bunların üçünde sahadaydı. Az gol atıp az yiyen, 1-0 2-1 gibi skorlarla kazanan takıma bir şeyler oldu.

Play-offlarda ikinci devredeki 12 haftalık rüya mı yoksa 5 haftalık kabus mu sahada olacak. Taraftar her zamanki yerinde, her zamanki yüreğiyle isteyecek, destekleyecek. Ama taraftarın bu haline nasıl karşılık gelecek? Futbolcular, twitter'daki istekliliğini sahaya da yansıttığı ölçüde...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!