Ana içeriğe atla

Garip Maç Trafiği

28. haftayı da galibiyetle geçtik ve ikinci sıradaki yerimizi koruduk. Ordu'ya karşı atılan 6 gol, bizi mutlu etmez. ama yine de işimizi iyi yapmak sevindirir. Son üç gol rakibin 10 kişi kalmasından sonra geldiği için, ben bu maçı kafamda 3-0 olarak tescil ettim.

Pazar günü deplasmanda maç oynayan takımımız TFF'nin garip maç programı nedeniyle cuma akşam yeniden sahaya çıkacak. Sonra hafta içi deplasmana yollanacağız yeniden, ve bir sonraki hafta da yeniden pazartesi maçı. Cuma-perşembe-pazartesi! 10 günde 3 maç, biri 800 km mesafedeki deplasmana...

TFF'ciler, futbolu bilmediklerini her seferinde ortaya koyuyor. Dahası futbolcu sağlığı da riske atıyorlar. Pazar gecesi evlerine gelip uyuyan, 24 saat bile dinlenmeden antremana çıkmak zorunda kalan oyuncularımız, ilk çalışmayı ter idmanı olarak görürsek, ancak 3 gün ciddi antreman yaptıktan sonra rakibin karşısına çıkacak.

Maç trafiğini futbolcu sağlığını kriteriyle değil de yayıncı kuruluşun kriterlerine göre belirleseniz olacağı bu. Ama bu işi de iyi yapamıyorlar. Şampiyonluğa giden ve maç skorları merakla beklenen maçlar, en çok ilgi görecek saatlere konur. Pazar günü iki maç oynatacaksan, onlar ilk ikinin maçları olmalıdır. Küme düşme hattını cumartesiye, liderin ve takipçinin maçını pazara koyarak daha dengeli bir dağılım yapabilirdiniz.

Diğer takımlar için böyle bir dert yok ama bizim için tribün de önemli. Boş tribünlere oynayacak takımın maçını, koy cuma akşamına. Tribünlerin dolacağını bildiğin maçı ise koy pazar öğleden sonraya. Tribün gücümüzün farkında olan TFF, bu konuda da Demirspor'un aleyhine çalışıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill