Ana içeriğe atla

İstanbul Zehirlenmesi

Her ne kadar geçtiğimiz gün, devre arası transferleri kulübeyi güçlendirmeli diye yazsam da olayların gelişimi pek öyle olmayacak gibi duruyor. Mulenga'nın gidişinin ardından yabancı forvet arayışlarının artması, dahası Süper Lig etiketli önemli isimlerin konuşulması Demirspor taraftarını "heyecanlandırıyor". Bu heyecanı anlıyorum, yıllardır gelen başarısızlıkların sonunda bizim takımda da iyi futbolcuların olması, hedefe giden yolda güçlü bir kadronun olması bekleniyor. Ama hak vermiyorum! Sürekli bomba transfer, sürpriz transfer, büyük transfer, çilek, krema beklentisi, İstanbul takımlarının her transfer döneminde medyayı ablukaya almalarının bir sonucu içimize kadar işlemiş.

Bence bu, İstanbul zehirlenmesi! Yarın bir gün Süper Lig'e çıkarsak, bu beklentilerin daha da artacağından korkuyorum. Demirspor taraftarının başarının büyük oyuncularla değil emektar ve hırslı oyuncularla geldiğini biliyor olması lazım. Büyük transfer, takım içinde kime kaç para veriliyor tartışmalarına (çünkü ödenen net paralar açıklanmıyor); ona bu kadar veriliyorsa bana da şu kadar verilsin diye futbolcular arası huzursuzluğa neden olabilir. Ayrıca bugüne kadar ismine, deneyimine güvenerek takımı alt üst eden pek çok futbolcunun Demirspor'dan geçip gittiğini de unutmayalım.

Sözün özü iyi futbolcu transfer edilsin, ama takım içi denge bozulmasın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ