Ana içeriğe atla

"Yeniden Takım Olabilmek"

Mustafa'nın yazısını yayınladığı sıralarda sıkı takipçilerimizden Yalçın Çetinkaya (@yyalcinkaya) da benzer bir konuda bizle yazısını paylaştı, keyifle yayınlıyoruz.

"Sarıyer’i yenmek, hem kupada iddiamızı devam ettirmek hem de kötü gidişi sonlandırmak için önemliydi. Elbette ki PTT 1.Lig takımlarıyla Sarıyer arasında kalite farkı var. Ama bazı oyuncuların dünkü karşılaşmada sahada görünen performansları, hırsları lig maçlarında da tercih edilmeleri gerektiğini gösterdi. Düşüşe geçtiğimiz son haftalarda oyuncuların isteksizliği, düşük performanslarına rağmen Ünal Karaman’ın hep aynı oyuncularda ısrar etmesi, bir oyun kurgusunun olmamasını klasik Demirspor sorunlarına bağlamıştım. Ama kupa maçındaki oyuncu tercihleri öyle olmadığını, Ünal Karaman’ın kişisel tercihleri olduğunu düşündürdü. Sakatlanana kadar ligde çok iyi performans gösterip, ondan sonra yedek kulübesinde unutulan Beykan Şimşek, hırslı oyunu, ara pasları ve attığı golle maçın yıldızıydı. Emre, Oğuzhan yine sahanın iyilerindendi. Diğer taraftan Hurşut iyi niyetine rağmen hala yetersiz, o bölgedeki rakibi Hüseyin Kala’nın gerisinde. Özgürcan sezon başındaki formundan uzaktaydı, çok fazla gol fırsatını harcadı. Orta sahada, haftalar sonra ilk defa asıl mevkisi orta saha olan Hakan Söyler-Umut Sözen’le oynadık, hatta daha sonra Alaattin de oyuna girdi. Bu oyuncular defansın arkasına top atma işlerini deneyip, daha olumlu top kullanıyorlar. Madem bu oyuncular oynayabiliyor, neden lig maçlarında kadroda bile yoklar ? Neden haftalardır kötü performans gösteren Cumali, asıl mevkileri başka yerler olan Attamah, Mesut ile oynuyoruz ? Zorlama hamleler yerine, her oyuncu kendi bölgesinde oynayınca görüyoruz ki defanstan doldur-boşalt yapmak yerine, daha derli toplu oynayıp, daha fazla pozisyon bulup, daha az pozisyon kalemizde görüyoruz. Sarıyer maçı, hem takımın moralinin yerine gelmesi hem de yeniden takım kurgusunu oluşturmak için önemli bence. Samsunspor maçından itibaren doğru oyuncu, sistem tercihiyle ligde de galip gelmeye başlar, yükselişe geçebiliriz diye düşünüyorum."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!