Ana içeriğe atla

Mavi-Lacivert Yaşamak - 4

Yaşar Coşan kardeşim çok içten yazmış, arkadaşını sevmenin önüne geçmiş Demirspor'u sevmek. Oysa arkadaşın zor gününde yanındadır Yaşar kardeşim, Demirspor senin zor gününü zorlaştırmada çok maharetlidir. Arkadaşın sana yanlış yaparsa yollarını ayırırsın, Demirspor yanlış yaparsa yapacak hiçbir şeyin yoktur. Kabullenirsin. Arkadaşın sana hediye falan alabilir, ne bileyim yemek ısmarlar, Demirspor hep kesene zarar :) Arkadaşının tavırlarını eleştirirsin kendine çeki düzen verir, Demirspor'u eleştirirsin, değişmez sinir hastası olursun. Ya işte böyle Yaşar kardeşim, işte hep bu nedenlerle arkadaşını değil Demirspor'u seçersin. Eline sağlık. 

"Neyin kafası arkadaş bu? :) Sabah 6 gurbetin gurbetindesin, telefon titrer aniden uyanırsın, pası aldım sisli bir Eskişehir sabahı uyuman lazım, yoğun bir gün seni bekler, ama gülümsersin kalk heyecanla yaz şu yazıyı diye dürter seni Demirspor sevgisi... 

Gurbette farklıdır Demirspor'u yaşamak, iple çekersin yapabileceğin bir deplasmanı ya da hafta sonu TV'de takımını takip edebilmeyi, hele ki; bir de gördüysen sokakta mavi lacivert formayı, o şehir daha bi' yaşanacak gelir sana. 

Bazen bulamazsın ülkenin merkezindeki Kızılay'ı (daha önce buluşma yeri olarak bulamamışlığım var). Bazen de hafta sonu alınan bir mağlubiyet zehir eder sana haftayı, ama o hep vardır hayatının tam ortasında; seni güldüren, ağlatan ve çoğu zaman deli gibi kendi kendine şarkılar söyletip konuşturan. 

Küçük bir anı belkide itiraf :) 

Sene 2008, Afyon deplasmanı, soğuk bir sonbahar günü takım maddi sıkıntılar yaşıyor, acil 3 puan lazım, kale arkasında gergin bir maç bizi bekliyor aklımda kötü düşünceler :) Rakibin yedek kalecisi kardeşim dediğim çok samimi bir arkadaşım. 

1. kaleci sakatlansa bu girse, kötü bir sezon geçiriyor olsa, hatalı gol falan yese derken maç başladığı gibi bitti. Kötü emellerim yerini bulmadı. 

Garip olan sonraki sezon o kardeşimiz bize transfer oldu ve ağır bir sakatlık geçirdi yedek oturduğunda hazır değil diye korktuğumdan kendimi maçlarda sezon boyunca aman 1. kalecimize bi'şey olmasın diye dua ederken buldum:)) 

Ben en çok seni sevdim.. Oğuzhan kardeşime teşekkür ediyorum ve saygılarımla pası Yavuz Yıldırım abime atıyorum;)"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend