Ana içeriğe atla

Mavi-Lacivert Yaşamak -3

Nuh'un attığı pası Oğuzhan değerlendirdi. Nasıl mı, aşağıda.

"Nuh Abi'nin pasını ayağımdan aşmama rağmen kontrol ediyorum. Onur Abi'nin dediği gibi Demirspor hayatımızın her anında zaten. Bu konuda minik bir anımı paylaşayım. Çocukken etrafımda beni Demirsporlu yapacak büyüklerim olmadığı için Demirspor sevgisiyle yatılı okuduğum lise yıllarımın başlarında tanıştım...

5 Ocak Stadı'nda ilk kez lise 2.sınıfta iken bulundum. Hal böyleyken ilk ciddi (Ankara dışı) deplasmanım da üniversite 1.sınıfta nasip oldu. Kocaelispor'la oynayacaktık. Orda okuyan bir arkadaşım vardı. O zamanlar uslu bir çocuktum ve yola çıkıyorum n'olur n'olmaz diye aileme İzmit'e lise arkadaşımın yanına gittiğimi söyledim. Kocaeli'ye vardım ve arkadaşla buluşup stada geçtik. 

Rakip Kocaelispor kötü günler geçiriyor ve yanlış olmasın ama 23 haftadır kazanamıyordu. Maçın sonucu düşenin dostu Demirspor'umuz 1 yıldır kazanamayan Kocaelispor'a kaybetti. Halen de öyle, yenilince daha çok seviyordum Demirspor'u. 

Otobüse atladım yorgun yorgun Ankara'ya dönerken telefonum çaldı. Babam arıyordu. (Tribüne uzak bir insandır Babam) Öfkeli bir ses ve aramızda direkt şu diyalog geçti: 

-Oğlum Demirspor'un bu hafta kimle oynadı? 
-(yaramazlık yaparken yakalanan çocuk edasıyla) Kocaelisporla baba. 
-Sen maça gittin değil mi oraya? Eşşek herif ahh bi dövselerdi seni orda ne var! Böyle devam et tamam mı afferim sana, böyle devam et... 

Ve telefon yüzüme kapandı. Yediğim fırçadan yola çıkarak o gün bugündür söz dinleyip böyle devam ediyorum. İster güldür, ister ağlat; Lacivert sen, mavi hayat diyerek pası Yaşar Coşan abime atıyorum..."

Bakmayın Oğuzhan'ın o zamanlar usluydum dediğine, halen uslu, halen pırlanta gibi. Eline sağlık kardeşimin. İlk fırsatta Yaşar kardeşimin yazısını paylaşacağım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir