Ana içeriğe atla

Adanaspor:2-Adana Demirspor:1



Maçın başında penaltı, ikinci yarı başında çıkan toptan gol... Hakemin yerinde müdahaleleriyle gardı düşen Demirspor maçı çevirmek için yeterli eforu gösteremedi. 

Takımın özellikle ikinci yarı ne oynadığı belli değildi. Topu ileri iyi taşıyamadık. Yine de Hüseyin sol çaprazda çok uygun pozisyonda o topu gol yapsa 1 puan alabilirdik. Maça sonradan giren Hurşut hiç katkı yapamadı, futboldan koptuğu belli. Attamah kimseni  beklemediği kadar kötüydü, ilk golün de asistini yaptı! Maç öncesi kişisel hata yapmazsak, demiştik ; inadına çok hata yaptık. Sağ tarafı Abdülkerim hiç savunamadı. Cumali ve Alaattin yine etkisizdi. Golümüzde Oğuzhan'ın güzel çalımı ve pası, Özgürcan'ın şutu tek iyi olayımızdı.

Ev sahibi rakip Adana derbisinde tribünü dolduramadı. Yenildik ve artık bundan sonrasına bakmak gerekli.


Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Verilmeyen net penaltı, hakem hatası ilerleyen haftalar için bu maç kötü oynadığımızı gölgelemez umarım. kayseri maçında da, adanaspor maçında da bütün goller, tehlikeli pozisyonlar Attamah-Abdulkerim bölgesinden geldi. bu maçın ikinci yarısında hamle yapabilirdik ama o da olmadı. Bi ara Attamah orta sahada denendi ama o hiç olmayacak bir şey. en zayıf noktamız orta saha, ilerde çift forvet oynayınca daha da belirginleşiyor. Özgürcan, Mulengaya göre daha etkili oluyor. Timur denenmeli. Antalya maçına kadar toparlanmak zorundayız.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!