Ana içeriğe atla

Kalıcı Gelirler Hakkında

Dün ADS-Der’in Kalıcı gelir ile ilgili açıklamasını okuduk. Bu açıklamaya katıldığımızı ve içinde bulunduğumuz ekonomik darboğazdan bizi çıkarmayı hedefleyen her türlü hareketin içinde olmayı görev saydığımızı belirtmek isteriz. 

Defalarca söyledik yine söyleyelim. Adana Demirspor’un elde ettiği gelirler, buna belediyeden gelenler de dahildir, giderlerini karşılamaya yetmemektedir ve aradaki fark mecburen borç ile karşılanmaktadır. Ve her borç alışımızda yeni temliklerle karşılaştığımız için her sezon giderlerimiz gelirlerimizi daha çok aşmaktadır. 

Adana Demirspor’un bu zinciri kırabilmek için kalıcı gelire ihtiyacı vardır. Kalıcı geliri çeşitli açılardan değerlendirmek mümkündür. 

1-Her sene temlikli olması nedeni ile tahsil edemediğimiz İddaa ve Federasyon gelirleri, temlik yükünün ortadan kaldırılması ile boşa çıkarılırsa Adana Demirspor doğrudan en büyük kalıcı gelirine kavuşacaktır. 

2-Adana Demirspor kulübü tabana yaygın kalıcı gelir projeleri üretmek ve taraftarının maddi desteğini yanında hissetmek zorundadır. Tabana yaygın kalıcı gelir projelerimizi birçok kez blogda paylaşmış ve ayrıca talep eden yönetim kurullarına da sunmuştuk. Gerekirse çalışmaları detaylandırmaya ve tekrar sunmaya hazırız. 

3-Adana Demirspor kulübü iş adamlarına ve iş hayatına yönelik kalıcı gelir projeleri hazırlamalıdır. 

Üç başlık altında değerlendirdiğimiz bu kalıcı gelir adımları bir noktada kesişmektedir: Siyasi otorite ve devlet erkanı. 

Bugün temlik yükünü kırmanın yolları; 
a) Belediyenin hibelerini artırması yolu ile gelirlerin giderleri aşması 
b) Siyasi otoritenin baskı ve desteği ile kulübe tek seferlik yüklü gelir getirecek organizasyonlara girişilmesi 
c) Temlik sahiplerinin temliklerini yeniden yapılandırması 
d) Kalıcı gelirler ile gideri aşacak şekilde gelir sahibi olunmasıdır. 

Bugün tabana yaygın kalıcı gelir projesi örnekleri, 

a) halı saha, 
b) otopark, 
c) muhtelif yerlerde bağış sandıkları kurulması gibi projelerdir. 

Bugün iş çevresine yönelik kalıcı gelir projeleri, 
a) benzin istasyonları ile çalışma yapılması, 
b) AVM’ler ile çalışma yapılması gibi projelerdir. 

Bugün tek seferlik ilave gelir elde etme projeleri 
a) Takıma sponsorluk bulma, 
b) Takıma forma reklamı bulma gibi projelerdir. 

Tüm bu projeleri (belki SMS projesi bunun dışında tutulabilir) Adana’nın güç odaklarından bağımsız bir şekilde yapmak maalesef mümkün değildir. Bunun olmadığını, taraftarın kendi kısıtlı imkanları ile büyük gelirlerin akacağı havuzlar oluşturma potansiyelinden ve ilgisinden çok uzakta olduğunu defalarca anlattık, örneklendirdik. İş çevresinin “Demirspor kentin değeridir, Adana, Demirsporludur” gibi gerekçeler ile harekete geçecek yakınlık düzeyinde olmadığını, hatta ve hatta Demirspor’a zerre ilgi duymadıklarını ve daha da ötesi Demirspor’a elini verenin kolunu kaptıracağı algısı nedeni ile uzak durmaya çalıştıklarını işleyip durduk. Demirspor’un doğru bir iş birliği ile siyasiler açısından oy deposu haline gelebileceğini ama bu tezi harekete geçirecek dinamiklerin suskun olduğunu belirttik. 

Sonuç olarak taleplerin doğru bir şekilde siyasilere ve güç odaklarına iletilmesi ve siyasilerin doğru şekilde yönlendirilerek kulüp üzerinde ilgi ve desteklerinin sağlanması kaçınılmaz görünüyor. Bu noktadan hareketle kalıcı gelire ilişkin adımları destekliyor ve bu tür çağrıların Adana Demirspor’da etkili olan tüm oluşumlarca desteklenmesinin çağrının etki derecesini artırması açısından faydalı olacağını düşünüyoruz.

Yorumlar

Okan Akdoğan dedi ki…
Kalıcı gelir şart!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir