Ana içeriğe atla

Transfer?

Aydoğdu yönetiminin artık transfer adımlarını atması gerekiyor. Bugüne kadar ses seda yok. Beklentimiz büyük ve pahalı transferler değil. Derli toplu bir takım. Ama ne bir açıklama,  ne bir açıklanan bir bütçe, ne de bir şeyler olacağına dair belirti var. Yönetim seçildikten sonra artık iş zamanı demiştim ama iş göremedikçe karamsarlık artıyor. Ligin başlamasına 1 ay kaldı, ve artık 1 takımımız olmasını istiyoruz.


Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Önce Juninho, Emre Selen dışında takımda geçen seneden kimse kalmayacak dedi Aydoğdu. Sonra ödeme yapmadıklarından takımın en iyi oyuncusu Juninho'yu kaybettik. Muhtemelen transfer maliyetleri yüzünden, o laftan da dönüldü, eski oyuncularla anlaşılmaya başlandı. Bence zaten bu sene kalmayı hak eden 4-5 futbolcu vardı onlardan en çok hak eden de Yiğitcan, Juninho, Mehmet Erendi. İkisini malesef kaybettik neyse ki Yiğitcan'la anlaşıldı. Madem eski oyuncularla anlaşılacaktı neden öyle bir laf söyledi ? Yok o laf söylendiyse neden tekrar futbolcularla anlaşılıyor ? Aydoğdu'nun seçim süreciyle beraber o kadar çok kendiyle çeliştiğini gördüm ki, söylediği sözler, yapacağım dediği şeyler soru işareti yaratıyor. Kurumsal yapı oluşturacağız dedi, yapılanlara baktığımızda yanından geçmiyor kurumsallığın. Kendine hedef koyan takımlar, transferi hemen hemen tamamladı biz daha başlamadık. Takım başına getirilen Ünal Karaman-Samet Aybaba maliyeti nedir ? Belli bir maliyetin altında gelip imza attıklarını sanmıyorum. Özellikle Samet Aybaba gerekli miydi ? Sonuçta bu ligde başarılı olma formülü, mücadele eden, takım olabilen kadro oluşturmakta. Sorulacak, cevaplanması gereken çok soru var, laf çok, icraat yok ve sürekli bekletilen bir taraftar var.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!