Ana içeriğe atla

Dünya Kupası Bitiyor

Dünya Kupası, futbolun zirvesi olarak lanse edilir çoğunlukla ancak Dünya Kupası, dünyanın kupası olmaktan çok uzaktı bu sefer. Gelir dağılımdaki adaletsizliğin, fakirliğin, yoksulluğun dünya kupası oldu. Kupa başlamadan önce Brezilya'da bolca gösteri, grev yapıldı. Protestocular bir ölçüde kupanın güncelliği ile taleplerini gündeme getirmeyi başardılar. Kupa olmasaydı hiçbirisinden kimsenin haberi bile olmayacaktı.

Brezilya 2014 benim aklımda Brezilya'nın yarı finalde aldığı sonuçla beraber tezatlıkların futbolun önüne geçtiği, şöhretli takımların kollandığı, gönlümüzdeki takımların (hani biz yoksak, illa birisini destekleriz ya) turnuvaya yine en başlarda veda ettiği bir turnuva olarak kalacak-tı. Kalacaktı diyorum çünkü biz Demirsporlu'ların gönüllerinin takımı olan Arjantin finalde! Hem de yarı finalde turuncuyu bir marka olarak benimsemiş Hollanda'yı bertaraf ederek!

Şimdi sıra tıkır tıkır işleyen Alman dişlilerinin arasından sağ çıkabilmekte. Demirspor olarak finallerde mavinin şanssızlığını geçtiğimiz yıllarda kırar gibi olmuştuk. Bu gece manevi desteğimizi Arjantine armağan edeceğiz. İnşallah iyi giden bir şeyi dinamitlemiyoruzdur...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!